SeyfettinGürsel |
ŞevketSürek |
MuhittinDanış |
GökçeAytulu |
BarçınYinanç |
NurDemirok |
BuminDoğrusöz |
HalitÇelikbudak |
MügeAkgün |
ŞenayAydemir |
AlexAkimoğlu |
KağanGökalp |
KenanBaşaran |
CemÇetin |
Salzburg'da Borusan rüzgârı
31.07.2010 | Müge Akgün | Yorum
Avusturya'nın Salzburg kenti doğasıyla, mimarisiyle Avrupa'nın en sevdiğim yerlerinden biriydi. Geçen hafta pazar sabahı Salzburg'un sırtını dağlara dayamış en büyük salonlarından, Felsenreitschule'de Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve Fazıl Say'ın verdiği muhteşem konserin ardından anılarımda artık bu kentin bambaşka bir anlamı olacak.Sanıyorum geçen hafta sonu benimle birlikte orada olan 300'e yakın Türkiyeli konuk da aynı duyguları paylaşıyor. Bu konser tabii ki Türkiye'den yurtdışına giden ilk sanat etkinliği değil. Avrupa'nın birçok ülkesinde konserler verildi, sergiler açıldı, oyunlar sahnelendi, filmler gösterildi, bienallere katılındı. Hepsi de kendi alanlarında başarılı isimler ve gruplardı, büyük başarılara imza atıldı. Ama Salzburg Festivali gibi dünyaya kendini kanıtlamış, izleyicilerinin en iyi orkestraları, sanatçıları dinlediği bir festivalde Türkiye'den genç bir orkestranın ve bir sanatçımızın 2500 kişilik salonu doldurup, konser sonrası dakikalarca ayakta alkışlanmasına şahit olmak unutulur gibi değildi.Borusan Filarmoni Orkestrası ve orkestrayı dans eder gibi yöneten Avusturyalı şef Sascha Goetzel'in tabii ki bu başarıda katkısı çok büyük ama Ulvi Cemal Erkin'in insanın kanını kaynatan halk ezgilerinden esinlenerek bestelediği Köçekçesi'ni de unutmamak gerekir. Konserin ilk bölümünde öyle bir hava oluştu ki sadece bizler değil, salonu dolduran 2000 kişi kalkıp oynamak istedi.Fazıl Say son günlerdeki arabeskle ilgili çıkışlarıyla birçoğumuzun tepkisini aldı. Düşüncelerini ifade etmek için seçtiği sözcükleri ona yakıştıramadık. Fakat pazar günü onu dinlerken en masum haliyle kendinden geçmiş şekilde çalışını izlerken "Bizlere bu güzellikleri yaşatan bu adam bırakalım da istediği gibi konuşsun, belki tüm bunlardan da besleniyor" diye düşünmeden edemedim.Bizim kendine ait olanı zor beğenir klasik müzik eleştirmenlerimizin bir kısmı ‘Nirvana Yanıyor'u pek yaratıcı bulmadığını söylese de beste uluslararası müzik eleştirmenlerinden olumlu tepkiler alacak gibi görünüyor. Klasikten caza birçok farklı tınıyı içinde barındıran ‘Nirvana Yanıyor', Say'ın içindeki çelişkileri, duygu patlamalarını çok iyi yansıtıyor.Salzburg Festivali'ne Feyhan Yaşar, Zeynep Oral, Güler Sabancı, Evin İlyasoğlu, Meral Tamer gibi yıllardır giden müzikseverler zaten vardı. Ama sanıyorum ki Borusan Holding'in 2011-2013 arası üç yıllığına festivalin konser etkinliklerine sponsor olması bu ilgiyi daha da artıracak.90 yıl önce Birinci Dünya Savaşı sırasında bir barış hareketi olarak yazar Hugo von Hofmannsthal, yönetmen Max Reinhardt, besteci ve şef Richard Strauss tarafından başlatılan Salzburg Festivali sadece müzikte değil opera ve tiyatroda da iddialı. 30 Ağustos'a dek devam eden festivalde bu yıl da her dalda hem klasiklere hem de yeni yapıtlara yer veriliyor.Mozart'ın doğup büyüdüğü bu tarihi kent sadece geçmişe tutunup orada kalmamış. MdM/Salzburg Modern Sanatlar Müzesi, modern sanat galerileri ve kentin meydanlarına serpiştirilmiş çağdaş sanat yapıtları yüzlerce yıllık kentin bugünden de geleceğe bir şeyler bırakacağını gösteriyor. Sanatla iç içe birkaç gün geçirmek isterseniz Salzburg'a yolunuzu düşürün. Münih'ten ve Viyana'dan trenle ya da araba kiralayıp gitmek hiç zor değil.
ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.