Referans Gazetesi

İLİŞKİLİ KATEGORİLER

Yukarı Aşağı

 

-->
Kerem Alkin
Yazara Mail Gönderin
Rss Göster

Kerem Alkin

Genç girişimciler kura faize değil talebe bakıyor

30.12.2009 | Kerem Alkin | Yorum

ARAÇLAR

  • Yorum Yaz yorum yaz
  • Favorilerime Ekle favorilerime ekle
  • Yazdır haberi yazdır
  • Arkadaşıma Gönder arkadaşıma gonder
  • Yazı BoyutuKüçült & Büyült
Yayın hayatına başladığından bu yana, Referans'taki 659. yazıyı kaleme almaktayım. Bu bir veda yazısı. 1 Şubat'ta yayın hayatına girecek yeni bir ekonomi kanalının, uluslararası ölçekte markalaşmış bir kanalın ekonomi direktörlüğü görevini üstlendiğim için, siz değerli okuyucularımızla bir süreliğine vedalaşmam gerekiyor. Esasen, 2010 yılının meşakkatli bir yıl olacağı noktasında, ekonomistler hemfikir gibi. Dünya ekonomisinin beklenenden hızlı bir toparlanma göstereceğine yönelik umutlar yüksek olsa da 2010 yılı için herkesin mutabık olduğu nokta; her şeyin belirsiz olması. Dolayısıyla Türk iş dünyası da bu belirsizliğin içerisinde önünü görmeye, yatırım kararını netleştirmeye çalışıyor; ancak, döviz kurlarının ve faizlerin seyrine yönelik büyük bir belirsizlik olduğunu da öngörerek.
 
Öncelik talebin canlanması
Bu aralar, iş dünyasını temsil eden sivil toplum örgütlerinin 2010 yılına yönelik nabız yoklama amaçlı anketleri ön planda. TOBB'un 1500'e yakın genç girişimciyi Ankara'da bir araya getirdiği toplantıdaki mini anket sonucunda 2010 yılı için en önemli risk başlığı olarak siyasi belirsizlik çıktı. Türkiye Genç İşadamları Derneği de (TÜGİAD) yıl sonuna benzer bir anketi iş çevreleriyle ve kamuoyu ile paylaşarak giriyor. Ankette, 2010 yılında reel sektörün önceliğinin ne olması gerektiği hususundaki soruya, TÜGİAD üyelerinin yüzde 42'si, iç tüketimde ve ihracatta canlanma olarak cevap vermiş durumdalar.
 
Bankalar sorumluluk almalı
TÜGİAD üyelerinin sürekli olarak gündeme getirilmesini istedikleri bir diğer önemli başlık ise reel sektöre kredi musluklarının açılması. Esasen, söz konusu talebin başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Obama ve AB liderleri olmak üzere, birçok siyasi lider tarafından dile getirildiği bir gerçek. Genç işkadınları ve işadamları, "döviz kurlarında istikrar" ve "kredi faizlerinde düşüşün sürmesi" konularını, iç ve dış talebin canlanması ve kredi musluklarının açılması kadar öncelikli görmemekte. Anlaşılan o ki dünya ticaretinde ve Türkiye'nin ihracatında yeterli ölçüde düzelme olması koşuluyla, genç girişimciler, döviz kurlarında zaman zaman yaşanabilecek istikrarsızlığın tolere edilebileceği görüşünde. Benzer bir yaklaşım, kredi faizlerinde de gözleniyor.
TÜGİAD üyelerinin neredeyse yarısı, reel sektöre kredi musluklarının açılması için en önemli koşulun bankaların sorumluluk almaları ve reel sektöre yönelik açılımları olduğunu vurgulamaktalar. Tekrarlamak gerekirse, bu görüş, hali hazırda G-20 ülkelerinin liderleri tarafından 2-3 aydır zaten dile getiriliyor. TÜGİAD üyelerinin kredi musluklarının açılabilmesi için gerekli gördükleri ikinci önemli koşul, Türkiye ile IMF'nin anlaşması. Bu ön koşulu üyelerin yüzde 21'i gerekli görmekte. Ancak, dikkat edilmesi gereken husus, IMF anlaşmasının gerekliliğinin, bankaların sorumluluk almaları yönündeki ön koşulun aldığı oyun yarısından bile az oy almış olması.
Genç girişimcilerin yüzde 17'si, Merkez Bankası'nın faizleri düşürmeyi sürdürmesini kredi musluklarının açılması için gerekli bir koşul olarak işaret ederken, üyelerin sadece yüzde 13'ü Hazine'nin piyasalardan daha az borçlanmasını kredi musluklarının açılması için gerekli görmekte. Yani, Merkez Bankası'nın faizleri düşürmeyi sürdürmesi veya Hazine borçlanması o ölçüde öncelikli başlıklar olarak algılanmamakta.
TÜGİAD üyelerinin yüzde 35'i şirketleri açısından, 2010 yılına ilişkin en kritik belirsizliği yurtiçi satışlarını öngörememek olarak tanımlamakta. Yani, genç girişimciler, 2010 yılı için yurtiçi satışlarının performansını öngöremediğini, yüzde 28'i ise döviz kurlarını öngöremediğini önemli bir belirsizlik unsuru olarak tanımlamakta. Üyelerin yüzde 22'si ise girdi maliyetlerini ve ürettiği malın fiyatını öngörememekten şikâyet ediyor. Yani, iş dünyası açısından, 2010 yılı için küresel emtia fiyatları, petrol, metal ve diğer hammadde fiyatlarına yönelik belirsizlik devam etmekte.
 
Siyasi istikrar beklentisi
Üyelerin yüzde 15'i ise 2010 yılında gerçekleştireceği ihracatın hacmini şimdiden öngörememekten şikâyetçi gözüküyor. Sözün özü, reel sektörün bu yöndeki endişelerini ekonomi yönetiminin dikkatle takip etmesi gerekmekte. TÜGİAD üyelerinin talepleri arasında, "Türkiye'de KOBİ Bakanlığı kurulması", "Bankaların özel sektöre açılımları" ve "Yeni bir ekonomik büyüme modeli" de yer almakta. Ancak, son gelişmeler ışığında, "Siyasi istikrar, barış ve güven ortamı" konusundaki beklentiler de yeniden artmış gözüküyor. TÜGİAD üyelerinin bu talepleri, TOBB'un genç girişimciler toplantısında dile getirilen görüşlerle de örtüşmekte. TÜGİAD'ın genç işkadınları ve işadamlarının hükümetten temel beklentisi, siyasi belirsizlik olmaması, barış ve huzur ortamının sağlanması ve KDV ile ÖTV indirimlerinin yeniden devreye alınması gibi başlıklarda yoğunlaşıyor. Umarız, iç ve dış talepteki toparlanmanın beklenenden hızlı gerçekleştiği bir 2010 yılı geçiririz.

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.