SeyfettinGürsel |
ŞevketSürek |
NurDemirok |
HalitÇelikbudak |
BuminDoğrusöz |
BarçınYinanç |
NoyanDoğan |
AlexAkimoğlu |
![]() |
![]() |

Çok Okunanlar 
Uzmanından otomotiv uyarıları
19.09.2009 | Jale Özgentürk | Yorum
Otomotiv sanayiinin önde gelen uzmanlarından Ahmet Yılmaz, binek otomobillere teknolojik parça üreten inovativ firmaların, ticari araçlara parça veren yan sanayi firmalarına göre daha avantajlı durumda olduğunu belirterek "Türkiye'de yan sanayi firma profili daha çok ticari araçlara hizmet veren türden. Bu, global anlamda bir risk taşımakta" uyarısında bulunuyor.Ahmet Yılmaz, 25 yıldır Almanya'da otomotiv sanayiinde uzman olarak çalışıyor. Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası Otomotiv Komisyonu Başkanı, Birleşmiş Milletler'in (BM) gelişmekte olan ülkelere yönelik kurulan BM Sınai Kalkınma Teşkilatı'nın (UNIDO) proje koordinatörü, Avrupa'nın önemli ana ve yan sanayi firmalarının da danışmanı.Amasya doğumlu Yılmaz, bu günlerde ise BM adına Hindistan'da Tedarikçi Geliştirme Programı'nın proje koordinatörlüğünü yürütüyor ve otomotiv devlerinin büyük yatırımlarla girdiği Hindistan'a yeni bir strateji oluşturuyor.Ahmet Yılmaz'la Devlet Bakanı Zafer Çağlayan ve Sanayi Bakanı Nihat Ergün'ün Frankfurt Otomobil Fuarı'nı ziyareti sırasında tanıştık. Dünya otomotiv sektöründe ciddi bir dönüşümün yaşandığı bu döneme ilişkin ipuçları aldık.Otomotiv sektörü Türkiye için stratejik bir sektör. Yılda yaklaşık 600 bine yakın otomotiv üretiliyor. Hedef ise 2 milyon. Bunun için otomotiv yatırımlarının Türkiye'ye çekilmesi çok önemli.Bu günlerde ise bu konuda önemli gelişmeler var. Renault, Cherry, Peugeot gibi dünya otomotiv devleri birbiri ardına Türkiye'de yatırım yapma niyetlerini açıklıyor. Ancak istedikleri bazı teşvikler var. Peki Türkiye'nin bu yatırımları çağırırken bir stratejisi var mı? Yılmaz'a bu gelişmeleri sorduk.Türkiye talep etmeyi bilmiyorAhmet Yılmaz, "İçinde bulunduğumuz dönem ve gelecek birkaç yıl, taşların yeniden yerli yerine oturacağı bir dönem" diyor. "Yeni trende son vagon olmak istemiyorsak ya makiniste çok yakın olmalıyız ya da makinist olmak gerekiyor" yorumunu yapıyor.Yılmaz, Türkiye'de ne ana ne de yan sanayi açısından büyüme stratejileri oluşturulduğunu dile getirirken Türkiye'nin otomotiv sektörü yapısının da global anlamda risk taşıdığını söylüyor."Binek otomobillere teknolojik parça üreten inovativ firmalar, ticari araçlara parça veren yan sanayi firmalarına nazaran daha avantajlı durumda. Maalesef Türkiye'de yan sanayi firma profili daha çok ticari araçlara hizmet veren türden. Bu, global anlamda bir risk taşımakta" diyor.Kriz sonrasında önemli fırsat ve olanakların ortaya çıkacağını hatırlatan Yılmaz'ın önerileri ise şöyle:* Gelecek stratejileri için firmalar Almanya gibi bu konuda gelişmiş havzaları sık sık ziyaret etmeli. 82 ülkeye ihracat yapıyorum demekle olmaz. Bu merkezlerden 3 bin kilometre öteden ve kendi fabrika duvarları içine sıkışmış bir analiz yeterli değil.* Planlı, sağlıklı büyüme şartlarını ve stratejisini oluşturmak bizim elimizde. Önümüzdeki dönem Ar-Ge, tasarım ve yalın üretim yeteneğine sahip firmalar süreci belirleyecek. Bunun için acilen strateji oluşturulmalı.* Hükümet bu stratejileri desteklemeli ve koordine etmeli. Ülke stratejisi belirlenmeli. Bunun için Avrupa'daki gelişmeler yakından izlenmeli. Kriz nedeniyle Avrupa ve Amerika'da birçok firma satışa çıkmış durumda. Bu şansı Türk firmaları iyi kullanmalı.* Yeni dönemde yeni teknolojileri bilen kalifiye çalışanlara ihtiyaç olacak. Bu konuda eğitimin hızlandırılması şart.Opel'i alma fırsatını kaçırdıkBu arada krizin ilk şaşkınlık günlerinde Türkiye'nin dünyanın en önemli markalarından Opel'i satın alma fırsatının olduğunu ancak çabuk davranılamadığı için bu fırsatın kaçırıldığını da ekleyen Yılmaz, Türkiye'nin kendi otomobilini üretme şansını ise 1960'larda kaçırdığını dile getiriyor.Otomotiv sanayiindeki değişimin ayak sesleri Frankfurt Fuarı'nda çok açık ortadaydı. Bu trendi iyi okumak önemli!Hindistan otomotivin yeni yıldızı oluyorUNIDO'nun Hindistan'daki Tedarikçi Geliştirme Programı'nın proje koordinatörlüğünü yürüten Ahmet Yılmaz, bu proje hakkında da ilginç bilgiler veriyor. Bu ülkede Volkswagen'in 600 milyon euroluk bir yatırımının olduğunu, diğer dünya devlerinin de yatırıma başladıklarını anlatan Yılmaz, projenin amacının otomotiv sanayiinin doğru bir tedarik zinciri oluşturularak kurulması olduğunu anlatıyor. Türkiye'nin örnek olarak Hindistan'ı incelemesi gerektiğine işaret eden Yılmaz, şunları söylüyor: "Otomotiv sektörü için gelecek dönemin yıldız ülkelerinden biri Hindistan olacak. Bu ülkede yan sanayi firmaları kendilerini bilhassa Ar-Ge alanında hazırlamak için Avrupa ve Amerika'da şirket satın almalara girişmiş vaziyetteler. Hindistan aynı zamanda insan kaynakları ve yeteneklerinin geliştirilmesi konusunda çok atak bir ülke. Buna rağmen yapamadıkları ve geliştirmenin de uzun süre alacağı ürün ve ürün gruplarındaki know-how eksikliklerini şirket satın alarak tamamlamaya çalışıyorlar. Türkiye'deki otomotiv yan sanayi firmaları küresel tedarikçi olmak istiyorlarsa bir an evvel Hindistan'a gitmeliler. Ya kendi başlarına ya da ortaklık veya işbirlikleri kurmayı hedeflemeliler."TÜSİAD, Abdullah Gül'le Kayseri'de buluşacakTürk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) sektör toplantılarının yenisini 12 Ekim'de Kayseri'de gerçekleştirecek. Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) ile birlikte daha önce Bursa'da otomotiv sanayiine yönelik bir rapor açıklayan TÜSİAD, bu kez Kayseri'de mobilya sektörünü masaya yatıracak. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Sanayi Bakanı Nihat Ergün'ün katılacağı toplantıya Kayseri Sanayi Odası da destek verecek.TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ ve yönetim kurulu üyelerinin ev sahipliğinde gerçekleşecek toplantılar zincirinin bir sonraki halkası ise Denizli'de tekstil sektörüne yönelik olarak gerçekleşecek.
ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.