SeyfettinGürsel |
ŞevketSürek |
NurDemirok |
HalitÇelikbudak |
BuminDoğrusöz |
BarçınYinanç |
NoyanDoğan |
AlexAkimoğlu |
Türkiye sineması Nürnberg'e çıkarma yaptı
12.03.2010 | Şenay Aydemir | Yorum
NURNBERG
Nürnberg, Almanya tarihinin en önemli kentlerinden birisi. Yalnızca 1000 yılı bulan uzak geçmişiyle değil. 20. yüzyılda gündeme geliş şekliyle de önem taşıyan bir kent. Nazi iktidarının çok sevdiği ve bir tür "propaganda" merkezi haline getirdiği bu kent, hem savaş sırasında hem de savaş sonrasında büyük sıkıntılar yaşadı.Savaş sırasında Nazi iktidarının baskısını yaşayan kent, savaşın sonlarına doğru da müttefik güçlerinin yoğun bombardımanı ve yıkımı altında kaldı. Savaş sonrasında ise cezalandırıldı.Nürnberg kent merkezi, özellikle mimarisiyle savaş öncesi dönemin izlerini yoğun olarak taşıyor. Bu yıl 15. kez düzenlenen "Türkiye- Almanya Film Festivali" için bulunduğumuz Nürnberg'de kenti dolaşırken bu durum daha da belirginleşiyor. Kent merkezinin bu mimari özelliği, savaş sonrası cezalandırılmasının bir ödülü aslında.Ceza ödüle dönüşmüşŞöyle ki, İkinci Dünya Savaşı sırasında yerle bir olan kent, savaş sonrasında "Nazilerin üssü" olduğu gerekçesiyle cezalandırılıyor ve yeniden inşa için destek verilmiyor. Nürnberg halkı da savaşta yıkılan binalarını aynı malzemeyle yeniden inşa etmek zorunda kalıyor. O dönemin cezası, bugün kenti mimarisiyle benzerlerinden ayıran bir ödüle dönüşmüş durumda.Kente verilmiş bir ödül sayılabilecek bir başka şey daha var. O da 15. yıldır düzenlenen, son yıllarda ise etkisi giderek artan "Türkiye-Almanya Film Festivali." Türkiye'de son dönemde öne çıkan filmleri ekipleriyle birlikte Nürnberg'de ağırlayan festival ekibi, kentteki Türkiye kökenlilerle Almanlar arasında bir kültür köprüsü kurmayı başarmış. Son birkaç yılda, Zeki Demirkubuz, Reha Erdem, Çağan Irmak, Uğur Yücel, Ezel Akay, Nuri Bilge Ceylan, Derviş Zaim, Semih Kaplanoğlu vb. yönetmenler ve filmlerinde rol alan oyuncular Nürnberg'e gelerek filmleriyle ilgili söyleşilere katılıyor hem Türkiyeli hem de Alman seyircilerin sorularını cevaplıyor, Türkiye ve Türkiye sineması hakkındaki önyargıların kırılmasına vesile oluyor.Bu yıl Reha Erdem, Ezel Akay, Nurgül Yeşilçay, Kenan İmirzalıoğlu, Uğur Yücel, Derya Alabora ve Çağan Irmak'ın da aralarında bulunduğu birçok isim Nürnberg'e çıkarma yaptı.Aynı zamanda Alman sinemasının son dönemdeki önemli ürünleri de festival kapsamında seyirciyle buluştu.Mütevazı bir ekibin ürünüTürkiye-Almanya Film Festivali'nin en önemli özelliği, film üretenlerle izleyenlerin dolaysız bir biçimde yan yana gelmeleri, sohbet etme ve tanışma fırsatı bulmaları. Bu durum, daha çok festivalin karakterinden de kaynaklanıyor. Gönüllü gençlerden oluşan küçük ama çalışkan bir ekip, festivali başından itibaren düzenleyen Adil Kaya ve Ayten Akyıldız yönetiminde oldukça büyük bir iş başarıyorlar. Bu küçük ekip, filmlerin altyazı çevirilerinden gösterim organizasyonuna, konuklarla ilgilenmekten ayak işlerine kadar her şeyi elbirliğiyle hallediyor. Hal böyle olunca festivale bir gelen bir kez daha gelmek istiyor. Nürnberg'de konuşma fırsatı bulduğumuz Nurgül Yeşilçay, Derya Durmaz gibi oyuncular Reha Erdem, Ezel Akay vb gibi yönetmenler hemen her yıl geliyorlar ve kendilerini artık festivalin konuğu olarak değil daha çok sahibi olarak görüyorlar.Bakanlık desteği artmalıBir dilekle bitirelim: Nürnberg Film Festivali, Türkiyeli ve Almanyalı sinemacılar nezdinde gördüğü ilginin bir benzerini devlet erkânından da görmeyi fazlasıyla hak ediyor. Örneğin 2010 Kültür Başkenti Ajansı'ndan destek alınamamış. Kültür Bakanlığı, festivali destekliyor ancak toplam maliyet içinde bakanlığın desteği "mütevazı" sayılabilecek türden. Umalım ki gelecek yıllarda, Türkiye'nin Kültür Bakanlığı, Türkiye'nin sinemacıları kadar bu festivali sahiplensin.
ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.