Referans Gazetesi

İLİŞKİLİ KATEGORİLER

Yukarı Aşağı

 

Nur Demirok
Yazara Mail Gönderin
Rss Göster

Nur Demirok

Samsung, duyarlı yönetim anlayışıyla zirveye çıktı

03.11.2009 | Nur Demirok | Yorum

ARAÇLAR

  • Yorum Yaz yorum yaz
  • Favorilerime Ekle favorilerime ekle
  • Yazdır haberi yazdır
  • Arkadaşıma Gönder arkadaşıma gonder
  • Yazı BoyutuKüçült & Büyült
"Samsung", 2009'un ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre kârını 1.72 milyar dolardan 1.81 milyar dolara çıkardı. Üçüncü çeyrek kârı ise 3.14 milyar dolara yükseldi. Rakibi "Sony"nin aynı dönemde yaklaşık 290 milyon dolar zarar açıklaması ise büyük sürpriz oldu. 
Bilindiği gibi Güney Koreli elektronik devi Samsung yalnız mobil sistemlerde değil, başta televizyon olmak üzere birçok alanda Sony'nin rakibi. Şimdi enerji alanına da el atmış durumda. Ufukta ise kimya ve sağlıkta liderlik var.
Samsung Electronics'in CEO'su Yoon-Woo Lee son yıllardaki pozitif ivmenin yaratıcısı olan en itibarlı kişi şu anda. Yaşamının otuz dokuz yılını Samsung yönetiminde geçiren Lee, elektronik mühendisi olarak girdiği işletmede kademeleri hızla tırmanıp kariyerinin zirvesine çıkmış. Kendisi aynı zamanda yenilik üzerine çalışan "ufuk komitesi"nin de başkanı. "Samsung Advanced Institute of Technology" isimli kurum yenilikler üzerine yoğunlaşmış güçlü bir organizasyon. Yoon-Woo Lee'ye göre şirketlerin en güçlü yanı her alanda denetime verdiği önemden kaynaklanıyor. 
 
Yönetim felsefesi her işin başı
Elektronik şirketlerinin başkanlığına ise ticari faaliyetleri denetleyen "Ju-Hwa Yoon" getirilmiş. Ekonometri alanında uzman olan bu kişiyle CEO arasında kararlı bir işbirliği var. Diğer tepe yöneticiler de kendi alanlarında Japon ve Amerikalılarla rekabet edebilecek çapta yetişmiş insanlar.
Yöneticiler iki yıl önce Samsung'un "doğurganlık haritasını" çıkararak işe başlamışlar. Yönetimin sıra dışı özelliği sık aralıklarla şirket içi "konsültasyon" yapmak olmuş. Samsung'un üst yönetimine göre başarılı şirketlerde bile uykuda olan bir hastalık bulunabilir. Potansiyel hastalığın saptanmasında tıpkı tıp otoritesi gibi hareket etmek gerekir. Önce olası hastalığın "semptomları" belirlenmeli, sonra da "etyolojik" tanı konmalı. 
Burada da aynen böyle olmuş: Semptom sayısı arttıkça hastalığın tek bir gerçeğe dayandığını görmüşler. Asıl hastalığı ortaya çıkarmak için her aşamada şu iki soruyu sormuşlar birbirlerine: "Neden böyle?" Ya da "Neden böyle değil?"
Ardından "nedensellik" (causality) tabanlı yeni bir şirket kültürü oluşmuş. Felsefi anlamda her olay ve oluşumun birbiriyle olan bağıntısı yönetimde de geçerli hale getirilmiş. Böylece kazanılan her başarı ya da başarısızlığın temelinde -yüzeyde görünenin dışında- başka nedenin varlığını saptayıp ona göre politika üretmişler. 
 
Oyun kuramıyla yeniliklere doğru
"Nedensellik" konusunda imalattan pazarlamaya tüm personel eğitilmiş. Önceden Kore kültürünün etkisiyle yönetim inançlarına yerleşmiş "kaos", "olasılık", "rastlantı", "kriz" gibi yuvarlak ifadeler işletmelerde kullanılmaz olmuş.
Sonra kısıtların ortaya çıkarılmasına gelmiş sıra. Son yıllarda işletme prensiplerini belirlemede moda olan "Altı Sigma" ilkesini bir-iki kademe atlayıp Amerikalı Eliyahu M. Goldratt'ın "kısıtlılık teorisi"ni kendilerine adapte etmişler. Hem kalite artmış hem de yaratıcı düşünce çeşitliliği.
Yetkin bir istatistik bilimci olan "Başkan Yoon" da bir başka kulvardan ilerleyerek bu sürece katkı sağlamış. Böylece "John von Neumann"ın strateji oluşturmada uyguladığı ünlü "oyun kuramı" üzerinden yeni yönetim şablonları geliştirilmiş. 
Rekabetçi istihbarat konusunda gerekli duyarlılık geçmiş yıllara göre iyice artırılmış. Öncelikli hedef, "benzersiz ürünler" yaratarak rakiplerle arayı açmak olmuş. Tüm çalışanlar bu konularda motive edilmiş; yenilikçilikle ilgili fırsatlar sağlanmış. En alt kademeden en üste kadar her alanda ortaya konan en ufak bir yaratıcılık dahi ücret politikasıyla desteklenmiş. Mühendisler teknik adam gibi değil, ufku geniş birer pazarlamacı gibi yetiştirilmiş. İmalatçı ve pazarlamacılar dünyayı bir turist gibi dolaşarak toplumların ihtiyaç eğilimlerini tek tek saptamışlar.
Şimdi, Samsung'un başarıları ve krizdeki tutumu birer vaka çalışması olarak hem Amerika'da hem de Japonya'da dikkatle inceleniyor. Avrupa'da ise "Nokia" bu başarıları analiz ederek mobil telefondaki liderliğini Koreli rakibine kaptırmamaya çalışıyor. 
 
 
Not Defteri
"Samsung felsefesi basittir: Yetenek ve teknolojimizi, küresel toplum oluşturmaya katkıda bulunacak nitelikli ürün ve hizmet geliştirmeye odaklamak."
(Kurumsal Motto)
 

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.