EyüpCan |
CevdetAşkın |
ServetYıldırım |
GökçeAytulu |
GüvenSak |
VeysiSeviğ |
NurDemirok |
BülentÜnal |
MügeAkgün |
ŞenayAydemir |
CemÇetin |
AlexAkimoğlu |
![]() |
![]() |

Çok Okunanlar 
Yunanistan kâbusu
09.02.2010 | Seyfettin Gürsel | Yorum
Geçen hafta AB Komisyonu, Yunan hükümetinin sunduğu "İstikrar Programı"nı onayladı. Bu program bir "kurtarma planı" değil. Papandreu hükümetinin AB kuralları gereği hazırladığı bir kemer sıkma programı. Program üzerine komisyonun hazırladığı değerlendirme raporunu bu hafta sonu okudum. Heyecanlı bir macera öyküsünden farkı yok.Yunanistan'ın kamu maliyesini izleme, veri toplama ve bu verileri güvenilir kılma konularında beceriksizliğinin, laubaliliğinin ve sahtekârlığının ulaştığı boyutları görünce hayretler içinde kaldım. Bu alanda Yunanistan, Türkiye'nin çok gerisinde. Bununla birlikte rapordan Türkiye için çıkarılacak dersler de var. Üretim olanaklarının üzerinde el parasıyla yaşama ve bu tatlı yaşamın sürdürülemezliği konusunda dramatik bir geçmişe sahip Türkiye'nin, Yunanistan'ın öyküsüne, "neydim ne oldum demeyip, yine olabilirim" diye bakmasında yarar var.Yunanistan'ın bu hale nasıl geldiği kapsamlı bir çözümlemeyi hak ediyor. Bu köşeye sığmaz. Hafta sonu yayımlanacak şubat ayı "Fokus" yazımı sevgili komşumuzun sahnelemekte olduğu melodrama ayırmaya karar verdim. Bugün "İstikrar Programı"nın gerçekçi olup olmadığını tartışmak istiyorum. Bu çok kritik bir tartışma, çünkü program gerçekçi değilse, diğer ifadeyle Yunanistan sözünü verdiği mali sıkılaştırmayı eksiksiz bir şekilde ve zamanında yapamazsa, euroyu, dolayısıyla AB'yi çok şiddetli bir türbülans bekliyor demektir.Kemer sıkma dört yıl sürecek ama dananın kuyruğu bu yıl kopar. Yunanistan alınan önlemler ve sonuçları hakkında düzenli rapor verecek. Piyasalar yıl ortası gibi Yunanistan'ın 2010 için koyduğu zorlu hedefleri yakalayamayacağına kanaat getirirse, kısa vadede euroda çöküş, daha orta vade ise Para Birliği'nden çıkışlara kadar varacak bir süreç başlayabilir.Program bu yıl bütçe açığında GSYH hesabıyla tam 4 puanlık bir iyileşme hedefliyor. Açık yüzde 12,7'den 8,7'ye geriletilecek. Bu 4 puanın 2.5 puanı vergi artışlarından, 1.5 puanı da harcamalardan gelecek. Vergi yükünün yüzde 39,3'ten 42,4'e çıkarak 3 puan artması söz konusu. 2.5 puanlık vergi artışının 1.5 puanı dolaylı vergi artışlarından bekleniyor. Benzine ilk zam yapıldı bile. Sırada sigara var. Papandreu bu zamları bağırta bağırta yapar. Ancak 1 puanlık artışın vergi kaçağının azaltılmasıyla elde edilmesi umuluyor. Muhasebe, banka işlemleri, vergi denetimi dehşet sıkılaştırılacak, Yunanlılar da Avrupa standartlarında vergi ödemeye yanaşacaklar. Zaman içinde belki ama bir yılda bu hedef bana göre gerçekçi değil.Harcama tasarruflarının bir bölümü geçen yıl bir defalık yapılan harcamaların tekrarlanmamasından kaynaklanacak. Kalanı için memur maaşlarına ve cari harcamalara yüklenilecek. Memur sayısı dondurulacak ve emekliye ayrılan her 5 memur yerine sadece bir memur alınacak. Bu önlemler konusunda kıyamet kopmaya başladı bile. Yapılan bir anket Yunanlıların çoğunluğunun programı desteklediğini söylüyor. Denizin bittiği anlaşılmış. Ancak iş faturayı ödemeye gelince görüşler farklılaşıyor. Bu kez çoğunluk benzin zamlarına ve maaş kesintilerine karşı çıkıyor.Avrupa Birliği, Yunanistan'a çok ağır bir kemer sıkma programı empoze etti. Bu programın vereceği güven sayesinde Yunanistan'ın nispeten düşük faizle 2010 finansman ihtiyacını karşılaması umuluyor. Yunanistan'ın bu yıl asgari 50 milyar euroya ihtiyacı var. Eğer kemer sıkma yeterince başarılı olamazsa, bu parayı piyasalardan makul faizlerle bulamaz. Geriye iki seçenek kalıyor: İflas ya da AB'nin Yunan tahvillerine garanti vermesi. New York Times'ın söylediği gibi: "Yunanistan'ın batması Avrupa'nın felaketi olur." Yunanistan iflas edemez. Geriye Yunan tahvillerine AB'nin arka çıkması kalıyor. Bu çözümse, eğer Yunanistan kemer sıkmanın gerisini getiremezse, AB'yi büyük bir depremle noktalanacak ahlaki zafiyet salgınına sürükler. Yunanistan'ın ardından İspanya, Portekiz, İrlanda, İtalya, hatta Fransa hepsi garanti için sıraya girerler.
ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.