Referans Gazetesi

İLİŞKİLİ KATEGORİLER

Yukarı Aşağı

 

-->

Faiz ve kurlara dair

22.05.2008 | Baturalp Candemir | Yorum

ARAÇLAR

  • Yorum Yaz yorum yaz
  • Favorilerime Ekle favorilerime ekle
  • Yazdır haberi yazdır
  • Arkadaşıma Gönder arkadaşıma gonder
  • Yazı BoyutuKüçült & Büyült

Bono piyasasında yabancı yatırımcı etkinliği arttıkça, global piyasalardaki gelişmeler bono piyasasına da yön veriyor. Bu nedenle, bono faizleri sadece Türkiye'ye özgü gelişmelerden değil, global piyasalara düşen haberlerden de etkileniyor. Aynen kurlar gibi. Aşağıda YTL'nin 0.5 dolar ve 0.5 euro'dan oluşan sepete karşı değeri ile bono faizlerini birlikte gösteren bir grafik sunuyoruz. Dolar ya da euro kuru yerine döviz sepetini kullanmamızın nedeni, dolar-euro paritesinden kaynaklanan çalkantıların etkisini analizin dışında tutmak, YTL'nin değerindeki değişimin daha net gözükmesini sağlamak. Gösterimi kolaylaştırmak için faizi sağ eksene, kuru da sol eksene koyuyoruz.

 

Faiz yukarıda kaldı

Ağustos ayında, dünya piyasalarında çalkantılar iyice arttığında, hem faiz hem de kurlar hızla yukarı gitti. Ancak, kurlardaki yükseliş hemen hemen aynı hızla geri gelirken, faizlerde geriye dönüş çok daha uzun sürdü. Ekim ayındaki çalkantı ise kurlar üzerinde daha şiddetli hissedildi. O zamandan nisanın son haftasına kadar kolkola giden kur ve faizler, o tarihten sonra birbirinden uzaklaştı. Kurlar çıktığı tepe noktadan hızla gerilerken, faizler yukarıda kaldı. Şunu da not etmekte fayda var: Bu grafiğe bakarak, kurların düşük kaldığını, yükseleceğini ya da faizlerin yüksek kaldığını, düşeceğini öngörmek mümkün değil. İki değişken arasındaki ilişki her zaman aynı yönde olmayabilir. Zaman zaman şokların niteliğine ve iki değişkene olan etkilerine bağlı olarak farklılaşabilir.

 

Beklentiler bozuldu

Nisan sonundan sonra kurun düşmesine ve faizin yükselmesine neden olan haberleri hatırlamakta fayda var: Enflasyon beklentileri yükselmeye başladı. 12 ay ilerisi için yapılan enflasyon tahminleri mart başından mayıs başına kadar 1.7 puan yükselirken, yatırımcılar reel faizleri korumak için faiz beklentilerini artırdılar. Kapatma davasının açılması, politik belirsizliği ve risk primini artırdı. Yatırımcılar, davanın açılmasıyla hemen pozisyon azaltmadılarsa da, alımlarını ertelediler, faiz taleplerini yükselttiler. Benchmark bono faizi 1.5 puan kadar yükseldi. Merkez Bankası, kendi enflasyon tahminlerini radikal bir şekilde revize ederek, piyasa beklentilerinin daha da üzerine çıkardı. Bu piyasanın enflasyon beklentilerinin daha da yükselmesine neden oldu.

Merkez Bankası faizleri yükseltebileceğinin sinyalini verdi ve ilk faiz artışı 0.5 puan olarak mayıs ayında yapıldı. Bu arada bono faizleri 1 puan daha yükseldi.

 

YTL değer kaybedebilir

Diğer taraftan, Merkez Bankası'nın faiz artışlarını başlatması YTL'nin güçlenmesine neden oldu. Global piyasalarda olumlu havanın hakim olduğu birkaç haftalık dönem YTL'nin değer kazanma sürecine destek oldu. Aynı zamanda, Türk Telekom'un halka arzı ve bazı şirketlerin çağrı yapması nedeniyle piyasaya yaklaşık 2 milyar dolara yakın döviz girişi oldu. Ayrıca, kurumlar vergisi ödemeleri de döviz girişini artırdı.

Sonuçta, YTL değerlenirken, faizler yukarıda kaldı. Enflasyon beklentilerinin kısa vadede düşmeyeceğini, Merkez Bankası'nın da faiz artışlarına en azından haziran ayında da devam edeceğini düşündüğümüz için bono faizlerinde bir düşüş olacağını tahmin etmiyoruz. Diğer taraftan, petrol fiyatlarındaki artış, hergün cari açığımızı biraz daha büyütürken, politik belirsizlikler sürerken, YTL'nin değer kaybetme olasılığı, değer kazanma olasılığından daha yüksek gibi gözüküyor.

 

 

 

 

 

 

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.