Referans Gazetesi

İLİŞKİLİ KATEGORİLER

Yukarı Aşağı

 

-->

Danıştay'dan eczacılara iyi haber

23.04.2008 | Anadolu Ajansı | Haber

ARAÇLAR

  • Yorum Yaz yorum yaz
  • Favorilerime Ekle favorilerime ekle
  • Yazdır haberi yazdır
  • Arkadaşıma Gönder arkadaşıma gonder
  • Yazı BoyutuKüçült & Büyült

Danıştay, Türk  Eczacıları Birliği (TEB) ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)  arasında imzalanan protokolün, eczacı ya da çalışanın bilgisi dışında  düzenlenmiş de olsa, kuruma sahte reçete, kupür veya  rapor fatura eden eczaneyle ilgili cezai işlem uygulanmasını öngören  hükmünün yürütmesini durdurdu.

Danıştay 10. Daire, Tüm Eczacı  İşverenler Sendikası'nın (TEİS), geçen yıl Temmuz ayında TEB ile SGK  arasında imzalanan, "Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk  Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol"ün  bazı maddelerinin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açtığı  davada ilk aşamayı sonuçlandırdı.

Protokolün, uygulanacak usul ve esaslar, endikasyon uyumuna  bakılacak durumlar, eczacı tarafından uygulanacak indirim oranları,  kuruma teslim edilen faturaların geri ödenmesi, provizyon sistemine  gerçeğe aykırı, hayali reçete kaydının yapılması durumunda uygulanacak  cezaları düzenleyen hükümlerinin yürütmesinin durdurulması istemini  reddeden daire, eczacı veya çalışanının bilgisi dışında düzenlenmiş de  olsa kuruma sahte reçete, kupür veya rapor fatura eden  eczaneyle ilgili cezai işlem uygulanmasını öngören hükmün yürütmesini  durdurdu.

        

Suçların cezaların şahsiliği kuralı

Danıştay 10. Dairesi'nin kararında, Anayasada ve ceza hukukunda,  suçların ve cezaların şahsiliği kuralının yer aldığı, bu kural uyarınca  hiç kimsenin üçüncü kişinin suç teşkil eden bir fiil ya da işleminden  dolayı cezalandırılamayacağı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

"Bu durumda, eczacı ya da çalışanının bilgisi dışında, bir başka  ifadeyle üçüncü kişiler tarafından sahte olarak tanzim edilen reçete,  kupür veya raporun kuruma fatura edildiğinin tespit edilmesi halinde  eczacının cezalandırılması mümkün değildir. Bir başka ifadeyle eczacı  veya çalışanın kasıt veya kusuru tespit edilmediği sürece, üçüncü  kişiler tarafından sahte olarak tanzim edilen reçete, kupür veya raporun  eczacı tarafından kuruma fatura edilmesi işleminden dolayı eczacının  cezalandırılmasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır."

        

Yürütmesi durdurulan düzenleme

Danıştay 10. Dairenin yürütmesini durdurduğu düzenleme şöyle:

"10 veya daha az adette, eczacı ya da çalışanları dışında sahte  olarak tanzim edildiği tespit edilen reçete veya kupür veya raporun  Kuruma fatura edildiğinin tespiti halinde, bulunan sahte reçete veya  sahte kupürlü reçete veya sahte raporlu reçete tutarının 5 katı  tutarında cezai şart uygulanır ve sözleşme feshedilerek, 3 (üç) ay  süreyle sözleşme yapılmaz. Eczaneye ait, geriye dönük 3 aylık reçeteler  incelenir, inceleme sonucunda bu dönemlere ait eczacı ya da çalışanları  dışında sahte olarak tanzim edildiği tespit edilen reçete veya kupür  veya raporun ilk tespit edilenlerle birlikte 10 adet veya daha az adet  olduğunun tespit edilmesi halinde 10 katı tutarında cezai şart  uygulanır. Geriye dönük inceleme sonucu ilk tespit edilenlerle birlikte  10 adetten fazla olduğunun tespit edilmesi halinde bulunan tutarın 10  katı cezai şart uygulanarak sözleşme yapılmayacak süre 1 (bir) yıla  çıkarılır. Bir fatura döneminde 10 adetten fazla, eczacı yada  çalışanları dışında sahte olarak tanzim edildiği tespit edilen reçete  veya kupür veya raporun Kuruma fatura edildiğinin tespiti halinde veya  bu fiilin/fiillerin tekrarı halinde ise bulunan tutarın 10 katı  tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 3 (üç) yıl  süreyle sözleşme yapılmaz."

        

"Haksız yere yargılanmaktan kurtulduk"

TEİS Genel Başkanı Nurten Saydan yaptığı  açıklamada, "kararın sevindirici olduğunu" dile getirerek, şunları  söyledi:

 "TEİS olarak, ecza deposundan aldığı tek bir kutu ilacın kupürü  için şahsi ve mesleki itibarı zedelenmiş, maddi ve manevi zarara uğramış  meslektaşlarımızın haklarının korunması sürekli açıklamalar yaptık.  Hatta bununla da yetinmeyip, hukukla hiçbir şekilde bağdaşmayan ve  bizlere 'sahtecilik' yaftası yapıştırılarak, SGK ile anlaşmamızın  feshine neden olabilecek protokolle ilgili Danıştay'da dava açtık.  Danıştay'ın bu kararı vermesi sevindiricidir. Çünkü, yaklaşık 1 yıldır  depolardan aldığımız her ilacın sahte olabileceği şüphesiyle kabus  yaşayan biz eczacılar, nihayet kendilerine ait olmayan, üstelik adına  'sahtecilik' denilen bu suçtan haksız yere yargılanmaktan kurtulduk."

Bu konuda bundan sonra bir mağduriyet yaşamamak için,  eczanelerdeki ilaçlarda, bunların hangi depodan geldiğini belirtir bir  işaret görmek istediklerini anlatan Saydan, "Eğer gelen ilaçlarda,  depoların isim veya işaretleri bulunursa sağlıklı bir sonuç alınacağı  inancındayız. Bu şekilde suçlu ve suçsuz olanlar çok net şekilde  birbirinden ayrılacak, bu ilaçları piyasaya süren gerçek suçlulara  ulaşmak kolaylaşacaktır" diye konuştu.

Danıştay 10. Dairesi'nin kararına davacı TEİS ile davalı TEB ve  SGK'nın itiraz hakları bulunuyor. Bu durumda itiraz Danıştay İdari Dava  Daireleri Kurulu'nde görüşülecek.

 

 

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.