Referans Gazetesi

İLİŞKİLİ KATEGORİLER

Yukarı Aşağı

 

-->
Rss Göster

Politika, partiler

Kadın kıyafeti yüzünden de şiddet görüyor

14.02.2008 | Jale Özgentürk | Yorum

ARAÇLAR

  • Yorum Yaz yorum yaz
  • Favorilerime Ekle favorilerime ekle
  • Yazdır haberi yazdır
  • Arkadaşıma Gönder arkadaşıma gonder
  • Yazı BoyutuKüçült & Büyült
"Tabii ki sana vuracak, bunu hak etmek için kim bilir ne yaptın" (Ağabey)
"Baban da beni döverdi. Erkeklere karşı gelme..."(Anne)
Türkiye'de yükseköğrenim görmüş her 6 erkekten biri eşine fiziksel şiddet uyguluyor. Büyük bir bölümünün ailesi de koca dayağını yukarıdaki sözlerle mazur görüyor.
Kadına yönelik şiddet Türkiye'nin ciddi sorunlarından biri. Bu konuda yapılan araştırmalardan bir yenisi de dün açıklandı. Araştırmayı Arı Hareketi ile Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) birlikte gerçekleştirdi. İnfakto Araştırma'nın İstanbul, Ankara, İzmir, Isparta, Eskişehir ve Kocaeli'de 654 kişi ile görüşerek gerçekleştirdiği araştırmanın sonuçları yine iç karartıcı.
Çünkü araştırma Türkiye'nin gelişmişlik düzeyi en yüksek illerinde gerçekleştirildi ve katılanlar da ağırlıklı olarak üniversite mezunu.
"Eşitlik İçin Nesiller Arası Köprüler" adı verilen araştırma aslında farklı bir duruma da işaret ediyor. Sadece kadınların değil erkeklerin de şiddete uğradığını gösteriyor. Erkeklerin yüzde 70,9'u, kadınların yüzde 58,7'si "herhangi birinden kötü söz işittiğini" belirtiyor. Erkeklerin yüzde 48,6'sı, kadınların yüzde 28,7'si ise "herhangi birinden fiziksel şiddet gördüğünü" söylüyor.
Kadınlara dönük şiddetin kaynağına bakıldığında bu araştırmada da ilk sırayı aile alıyor. Kadınların yüzde 34,4'ü babasından ya da ağabeyinden, yüzde 32,8'i anne ya da diğer aile büyüklerinden şiddet gördüğünü söylüyor. Erkek ve kadınların şiddete bakış açısı farklı. Kadınların yüzde 96,3'ü "sokakta kız kardeşini bir erkekle gören ağabeyin kız kardeşini dövmesi"ni şiddet olarak tanımlarken, bu görüşte olan erkeklerin oranı ise daha az: Yüzde 75,5.
 
Koca dayağı meşru
"Politika, ekonomi matematik gibi konularda kadına sürekli anlamadığının, aklının ermediğinin aptal olduğunun söylenmesi"nin şiddet olduğunu söyleyen kadın oranı yüzde 85 iken, erkek oranı yalnızca yüzde 66,4.
Şiddete tanıklık ettiği zaman müdahale edeceğini söyleyenlerin oranına bakıldığında "kocasından" ya da "herhangi bir adamdan" şiddet gören kadına gösterilen tavrın farklı olduğu görülüyor. Erkekler ve kadınlar, kadının kocasından dayak yemesini, yabancı bir erkekten dayak yemesine oranla "daha meşru" görüyor.
Katılımcıların yüzde 71,3'üne göre "evin temizliği ve bakımından", yüzde 63,8'ine göre "yemek pişirmekten ve hazırlamaktan" kadınlar sorumlu. Buna karşılık katılımcıların yüzde 77,2'si "evdeki tamirat ve onarımlardan" erkeklerin sorumlu olduğunu belirtiyor.
 
Kıyafet yüzünden şiddet
Araştırmanın bence en çarpıcı sonuçlarından biri ise kıyafete ilişkin. Türkiye'de türbanın "kadını özgürleştirip özgürleştirmeyeceği" tartışmaları sürerken bu konuda ortaya çıkan sonuçlar hayli düşündürücü.
Araştırmada kadınların yüzde 30,3'ü baba veya ağabeyinden, yüzde 33,3'ü anne veya başka bir aile büyüğünden "kıyafeti sokağa çıkmak için uygun olmadığı için" azar işitiyor.
Yani ne yazık ki kadınları özgürleştirecek yol ancak kadın ve erkeğin eşit olduğuna iki cinsin de inanmasıyla mümkün. O da şimdilik zor görünüyor!
 
Irak'tan umutlu sesler geliyor
 
Hafta sonu Irak'tan Su Kaynakları Bakanı ve Petrol Bakan yardımcısının da aralarında bulunduğu bir heyet Türkiye'ye geldi. Heyet, hem siyasilerle hem de işadamlarıyla görüştü.
Türk Genelkurmayı'nın Kuzey Irak ve sınırdaki operasyonları nedeniyle Irak'ta işlerin en alt düzeye indiği bilinen bir gerçek. Kuzey Irak'ın imarında önemli bir rol oynayan Türk şirketleri şimdi ellerindeki işleri bitirip çıkma yolunda. Yeni iş alan şirket hemen hemen yok. Ancak Kuzey Irak'taki sorunlar sürerken Türkiye şimdi yeni bir Irak'ı keşfediyor. Türk-Irak İş Konseyi Başkanı Ercüment Aksoy, "İşler düzelmeye başladı" sözleriyle yeni umutlarını dile getiriyor. ABD ve Avrupa'nın PKK'ya karşı Türkiye'nin yanında yer almasıyla yeni bir stratejinin ortaya çıktığını söyleyen Aksoy, Irak'ın güneyine açılma politikalarının başladığını söylüyor. Türkiye'nin bölgede çok önemli bir ülke haline geldiğini, Arap ülkeleri ile ilişkilerin de geliştiğini anlatan Aksoy, bu politikalar belirlenirken işadamlarına yönelik adımların da atılması gerektiğine dikkat çekiyor ve şunları söylüyor: "Türkiye ile Irak hükümeti arasında ilişkiler gelişiyor. Talabani'nin daveti gündemde. Başkonsolosluk açılıyor. Ancak işadamları için de acil yeni politikalar belirlenmeli. Bağdat'a acilen üst düzey bir heyet gitmeli. 4 senedir sadece Bakanımız Ali Babacan gitti. Kuzey Irak konusunda belirsizlik var ama Türkiye'nin önü açık. Hükümet işdünyasını yönlendirici yol gösterici bazı politikalar belirlesin. Örneğin bazı holdinglere bu ülkede market zincirlerini açın desin."
Aksoy, Irakla ilişkileri geliştirmek için toplantıların önümüzdeki günlerde yoğunlaşacağını da söylüyor ve ekliyor: "Türkiye Irak'ı gözden çıkaramaz. Irak'ın tek çıkış yolu da Türkiye..."

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.