Referans Gazetesi

İLİŞKİLİ KATEGORİLER

Yukarı Aşağı

 

-->
Rss Göster

Yorum

301 hiçbir kurumu koruyamaz

28.01.2008 | Misafir Yazar : Faik AKÇAY | Yorum

ARAÇLAR

  • Yorum Yaz yorum yaz
  • Favorilerime Ekle favorilerime ekle
  • Yazdır haberi yazdır
  • Arkadaşıma Gönder arkadaşıma gonder
  • Yazı BoyutuKüçült & Büyült
"BİA Medya Gözlem Masası'nın yayımladığı 2007 Medya Gözlem Raporu"na göre, çoğu gazeteci 254 kişi ve 6 medya organı, düşünceyi ifade özgürlüğü kapsamında yargılandı." (1) Bilginin en önemli güç olduğu bir çağda, insanların düşüncelerini açıklamaya çalışmak, buzun üzerine yazı yazmaya çabalamaktır. İnsan, toplum, devlet yaşamının tüm boyutlarıyla ortada olduğu, gizli, saklı bir şeylerin kalmadığı bir dünyada, insanların düşüncelerini açıklamaları nedeniyle yargılanmaları utanç vericidir.
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesinin ardından Ankara'da düzenlenen kınama eylemine katılan yazar Temel Demirer'e 301. maddeden dava açıldı.(2) 20 Ocak 2007'de, Hrant Dink'in öldürülmesini izleyen günde, olayın sıcaklığı, olayla ilgili tepkilerin dizginlenemediği bir anda, kınama gösterilerine katılan Demirer'e, devletin Dink'in öldürülmesini engelleyemediği söyleyerek, bazı kurumları eleştirdiği gerekçesiyle dava açılmış bulunmaktadır.
Aradan bir yıl geçti. Hrant Dink'in öldürülmesinin engellenemediği değil, istenerek engellenmediği ortaya çıktı. Son zamanlarda tetikçinin bir yakınının, Dink'in öldürüleceğini, bunun için çalışmalar yapıldığını, devletin kolluk güçlerine 3 ay önceden bildirdiğini açıkladı.
Temel Demirer, Türkiye'nin uluslararası ün yapmış bir yazarının, düşünürünün en azından öldürülmesini engelleyemeyen devleti ve ilgili kurumlarını övecek miydi?
Yazarları, çizerleri, düşünürleri, aydınları tek tek tutup yargılayıp cezalandırsanız, Hrant Dink'in tabutunun arkasından yürüyen 100 binlerin, ölüm yıldönümünde, öldürüldüğü yerde toplanan 10 binlerin ağızlarını nasıl tutacaksınız? Bu sorunla gerçek boyutlarıyla yüzleşmeden, ortaya çıkan, çıkacak olan tepki selini durdurma olanağı yoktur.
 
Kim devleti küçük düşürüyor
Devlet, kolluk güçleri, yargı, Hrant Dink'in öldürülmesini eleştirmekle değil, bu olayın üstünü örtme çabalarıyla, olayın gerçek sorumlularının ortaya çıkarılmasını önleme girişimleriyle aşağılanmakta, yıpranmaktadır. Devleti, kurumları yıpratan, aşağılayan, küçük düşüren yazarlar, düşünürler değil, devletin kendi kurumları, görevlileri, bu sistemin kendisidir. Devleti, devletin kolluk güçlerini, Yargıyı, kurumları aşağılayan, bunlara saldıran, saldırılmasına neden olanlar, bu olayı eleştirenler değil, olayın akışını gerçek dışı zeminlere taşıyan devlet birimleridir.
Hrant Dink, ölümünün 1. yılında, öldürüldüğü yerde, onbinlerce kişinin katıldığı törenle anıldı. Yurdun değişik yörelerinde, yurtdışında anma törenleri düzenlendi. Bu törenlere katılanlar, "Adalet istiyoruz !" diye bağırdılar. Dink'in öldürülmesinde eli, suçu olanların yargılanmadıklarını, bunların yargılanmalarının önlendiğini haykırdılar.
TCK 301. maddesi, düşünce, anlatım özgürlüğünün engellenmesini sağlayan, çağdışı bir yasal düzenlemedir. Uygulamada sorunlar yaratan bir yasadır. Bu madde, korumaya çalıştığı kurumlara saldırıda bulunulmasını, bu kurumların, değerlerin aşağılanmalarını sağlamak için konulmuş bir yasal düzenleme durumuna düşmektedir. Yasanın yürürlükte kalması, biçimsel değişikliklerle varlığının sürdürülmesi, büyük bir çelişki yumağının sürmesine neden olmaktadır. 301. maddeyle koruma altına alınan kurumlar, bu maddeye sığınarak, bu şemsiye altında eleştiriden kaçarak varlıklarını sürdürürken, kendi kanını emen canlılar gibi, kendilerine saldırıda bulunulmasını, aşağılanmalarını sağlayacak duruma düşmektedirler. TCK'nın 301. maddesi, insan hakları ve düşünce özgürlüğünü engellemekten başka hiçbir işe yaramamaktadır. Türklüğü, devleti, yargıyı, askeri, polisi koruması da olanaksızdır. Koruma altına almaya çalıştığı kavramları, kurumları yıpratan, saldırıya uğramalarına neden olan, kendi iç işleyişlerinin ortaya koyduğu uygulamalardır..
 
Kitap suçsuz çevirmen suçlu
Bir çevirmenin 301. madde kapsamında yargılanma gerekçesi, çok ilginç, ayrıca acıklı. 
"…Kitapta suç unsuru bulunmamakla beraber, çevirmenin dünya görüşü belli olduğundan dava açılması uygundur" (3) denilerek, çevirmene 301. maddeden dava açılmış. Hukukun ne denli siyasallaştığını, uygulayıcıların algılarına, siyasal görüşlerine göre nesnel olmayan ölçütler kullanılabildiğini, bundan daha güzel açıklayan bir örnek olamaz. Bir hukuk devletinde, böyle bir uygulamanın olmasını bir yana bırakalım, böyle bir düşünce olamaz. Bu olayda yargıyı küçük düşüren, Dink'in ölümünü kınayan değil, yargının kendi tutumudur.
Ankara Barosu avukatlarından Oya Aydın, "TCK'nın 301'inci maddesindeki 'Türklük' ifadesi yerine 'Türk Ulusu' ya da 'Türk Milleti' denmesi öngörülüyor. Bu neyi değiştirir? 'Türk Ulusu' denmiş olsaydı Hrant Dink'e dava açılmayacak mıydı ve belli kesimlerin hedefi olup katledilmeyecek miydi?" (4) diye sormaktadır. Böyle sözcük, kavram oyunlarıyla çağın gereklerine uygun bir hukuk sistemi kurma, toplumsal barış ortamı sağlama olanağı yoktur. ‘Türklük' yerine ‘Türk milleti', ‘cumhuriyet' yerine de ‘Türkiye cumhuriyeti' diyerek değişiklikler yapsak, bu kurumlara saldırıyı önleyecek, aşağılanmalarını engelleyecek koşulları yaratamayız. Boşa çıkacak çabalarımızla, bu kavramları gülünç kavramlar durumuna sokarız.
301. maddenin gölgesine sığınarak, olayların karanlıklarda kalmasından yarar sağlamaya çabalayanlardan başka hiçbir şeyi koruma olanağı yoktur. Türkiye'nin sorunlarıyla yüzleşebilmesi, kurumlarını saydamlaştırabilmesi için bu ve benzer yasalardan kurtulması gerekmektedir.
--------------------------------------------------
(1)Önderoğlu, Erol, BİA 2007 Medya Gözlem Raporu, 16.01.2008, BANET
(2)Akyüz, Beyza Güngör, Behçet, Yeni AİHM yargıcından 301 vurgusu, 24.01.2008, Yeni Şafak Gazetesi.
(3)http://pazar.zaman.com.tr/?bl=5&hn=1493, 20.01.2008, Zaman Pazar Keyfi gazetesi.
(4)Zorcan, Özlem, '301 değişmesin, kalksın', 27.12.2007, Birgün gazetesi.

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.