Referans Gazetesi

İLİŞKİLİ KATEGORİLER

Yukarı Aşağı

 

-->
Rss Göster

Karşı Yorum

Erdoğan gerilimi azaltmak için adaylıktan çekildi

26.04.2007 | Misafir Yazar : Stephen Castle/The Independent | Yorum

ARAÇLAR

  • Yorum Yaz yorum yaz
  • Favorilerime Ekle favorilerime ekle
  • Yazdır haberi yazdır
  • Arkadaşıma Gönder arkadaşıma gonder
  • Yazı BoyutuKüçült & Büyült

Türkiye’nin iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi, dün (önceki gün) verdiği bir kararla bir sonraki cumhurbaşkanı olmasına kesin gözüyle bakılan ılımlı bir siyasetçiyi, bu laik devletin en yüksek ve en sembolik makamı için aday gösterdi.
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a göre daha az çatışmacı birisi olarak görülüyor. İslamcı siyasetleriyle geleneksel laik kesimi kızdıran Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığına aday olması bekleniyordu.

Gül, seçildiği takdirde, ülkenin laik ilkeleri çerçevesinde hareket edeceği sözünü verdi: Dışişleri Bakanı, “Cumhurbaşkanı anayasa ilkelerine bağlı olmak zorundadır” dedi.

 

Hükümet-laik çekişmesi

Ancak, Gül’ün adaylığı, ülkenin güçlü generalleri de dahil olmak üzere, Türkiye’nin laik eliti ile hükümet arasındaki gerilimin ortadan kaldırılmasında başarısız oldu. Türkiye’nin eliti, cumhurbaşkanlığının, cumhuriyet tarihinde ilk kez, İslamcı bir partinin eline geçmesi olasılığından büyük bir rahatsızlık duyuyor.

Ana muhalefet partisi, cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında parlamentoda yer almayacağını ve seçim sırasında milletvekillerinin üçte ikisinden daha azının hazır bulunması halinde Anayasa Mahkemesi’ne başvuracağını ilan etti.

Erdoğan’ın adaylığı Gül’e bırakmasının en önemli nedeni, herhalde, parti içi siyasi kaygılardı. Kamuoyu yoklamalarında önde gittiği görülen AKP’nin bir sonraki parlamento seçimlerinde kazanma olasılığı yüksek. Böylece AKP; Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve Meclis Başkanlığı makamlarını kontrolüne alabilecek.

Türk siyasetinde türbanın önemli bir yeri var. Erdoğan’ın eşi gibi, Gül’ün eşi de türbanlı. Hatta, türban giyiyor diye diploma alması yasaklanan Bayan Gül, Türkiye’yi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne şikâyet etmiş, ancak kocasının hükümete gelmesiyle birlikte bu davasını geri çekmişti. Buna rağmen Abdullah Gül’ün, AKP’nin ılımlı kanadından geldiği vurgulanmalı. Örneğin, Gül, Başbakan Erdoğan tarafından da desteklenen zinanın suç sayılması tasarısına karşı çıkmış ve AKP içinde başarılı bir siyasi savaş yürütmüştü.

 

Kendini kanıtladı

Başbakan Erdoğan’ın yerine Dışişleri Bakanı Gül’ün aday olmasından duydukları rahatlamaya rağmen laik kesim, siyasi erkin AKP’nin elinde toplanmasından, böylece, yargı ve yürütme arasında mevcut dengelerin bozulmasından korkuyor.

Avrupalı yetkililer de rahat görünüyor. Onlar, Erdoğan’ın AKP’sini, Türkiye’nin eninde sonunda AB üyesi olması için gerekli reformları devam ettirecek parti olarak görüyor.

Her ne kadar Cumhurbaşkanlığı makamı sembolik olsa bile, Türkiye’nin dış politikalarını etkileyebilecek bir açılıma da sahip. Abdullah Gül’ün, Dışişleri Bakanlığı koltuğundayken uluslararası arenadaki becerilerini kanıtlamış birisi olduğu rahatlıkla söylenebilir.

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.