Referans Gazetesi

İLİŞKİLİ KATEGORİLER

Yukarı Aşağı

 

-->
Rss Göster

Medya

Dijital devrim en çok radyoya yaradı

07.02.2007 | Aslı Tunç | Yorum

ARAÇLAR

  • Yorum Yaz yorum yaz
  • Favorilerime Ekle favorilerime ekle
  • Yazdır haberi yazdır
  • Arkadaşıma Gönder arkadaşıma gonder
  • Yazı BoyutuKüçült & Büyült

Genç dinleyicilerin büyük bir çoğunluğu radyoyu cep telefonlarından dinlerken dijital televizyon ve internet üzerinden radyo dinleyenlerin sayısında patlama olduğu belirtiliyor

 

Görselliğin yaşantımızı bu denli kuşattığı bir dünyada 1920-1960 yılları arasında en gözde kitle iletişim aracı olan radyo hala önemini koruyor. Yeni gelenin bir önceki teknolojiyi unutturup rafa kaldıracağı tezi bir kez daha çürümüş durumda. Radyo, dijital devrimin rüzgarını ardına alarak biçim değiştiriyor, dönüşüyor ama özünden hiç mi hiç ödün vermiyor.

Sesin yarattığı etki çoğu zaman görüntüden daha güçlü olabildiği gibi radyo hala düş dünyasını ayakta tumayı başarıyor. Bu geleneksel elektronik medya biçiminin dijital devrimle birleşimi gerçekten sevindirici sonuçlar doğurmakta. Örneğin geçen hafta İngiltere’de bir araştırmanın son derece ilgi çekici sonuçları yayınlandı. Radyo dinleyici sayısı bu ülkede 1992 yılından bu yana en yüksek düzeye ulaşarak rekor kırmış vaziyette.

 

Dinleyici sayısında patlama

İngiltere’de haftada 45 milyondan fazla radyo dinleyicisi bulunuyor. Genç dinleyicilerin büyük bir çoğunluğu radyoyu cep telefonlarından dinlerken dijital televizyon ve internet üzerinden radyo dinleyenlerin sayısında patlama olduğu belirtiliyor. Podcast yayınları da gittikçe popülerleşen bir eğilim. 2 milyondan fazla kişi yani MP3 çalar sahibi olanların yüzde 17’si indirdikleri radyo programlarını daha sonra dinlemeyi tercih ediyor. Daha fazla radyo programı bu şekilde sunulduğu takdirde dinleyici sayısının da buna paralel olarak artacağı tahmin ediliyor.

Ülkemiz zaten hiçbir dönemde radyosundan ayrılmadı. Tematik radyoların artmasıyla, kanalların çoğalması, farklı seslerin radyoya taşınmasıyla ve zamanının büyük bir kısmını yollarda geçiren kent insanının arayışları sonunda radyo görselliğe inat hep varoldu. Özellikle 1990’lı yılların sonlarından itibaren gerek internette gerekse de uydu frekanslarında dijital yayın yapan radyo sayısında müthiş bir artış  gerçekleşti.  Elimizdeki tek araştırma verisi Türkiye Radyo İzleme ve Araştırma Kurumu (RİAK)’ın görevlendirdiği HTP Araştırma şirketinin yaptığı izlemenin sonuçları. Bu verilere baktığımızda bizim radyoyla olan sıcak ilişkimizin de İngiltere’den pek aşağı kalmadığını sevinerek görüyoruz.

 

Gençlerin artan ilgisi

Türkiye’de 12 yaş üzerindekilerin yüzde 63’ü radyo dinliyor ve kişi başına günlük radyo dinleme süresi 92 dakika. Gerçi biz hala radyoyı evde, arabada veya işyerinde yani anlayacağınız klasik yollarla dinliyoruz. Cep telefonu, internet ve podcasting üzerinden radyoya ulaşmak şimdilik dikkate alınmayacak kadar düşük yüzdelerle ifade ediliyor. Ancak yine de gençlerin radyoya ilgisi çok yüksek. Araştırmaya göre halkımız radyoyu en fazla sabahları dinliyor ve bu oran muhtemelen yerini televizyona bırakmak üzere saat 19:00 sularında düşüşe geçiyor. Görselliğin yoğun bombardımanına rağmen radyoyu hala seviyoruz ve dijital teknoloji onu daha uzun süre yaşantımızda tutacağı gerçeği, doğrusu tüm radyoseverlerin içini ısıtmaya yetiyor.   

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.