Referans Gazetesi

İLİŞKİLİ KATEGORİLER

Yukarı Aşağı

 

-->
Rss Göster

Karşı Yorum

Medyatik olmayan kahramanlar

30.05.2006 | Tevfik Dalgıç | Yorum

ARAÇLAR

  • Yorum Yaz yorum yaz
  • Favorilerime Ekle favorilerime ekle
  • Yazdır haberi yazdır
  • Arkadaşıma Gönder arkadaşıma gonder
  • Yazı BoyutuKüçült & Büyült

Gazeteciliğin ve gündelik medyada bulunmanın hem iyi yanları var; hem de kötü. Eğer amacınız birden bire meşhur olmaksa, günlük medya size bunu kısa zamanda sağlar ama amacınız uzun soluklu bir tanınma ve insanların yaşamını olumlu etkilemeye, bilinmeyen bazı şeyleri öğrenmeye, geride bir iz ve olumlu bir isim bırakmaya ve kalıcı olmaya yönelikse günlük medyanın bu konudaki rolü çok sınırlı kalabilir.

Sürekli gündemde olmak zor bir olgu. Eğer medyada program yaptırmıyorlarsa, sunucu değilseniz veya programcıların çok sevdiği türden bir kişi değilseniz veya belirli medya kuruluşları içinde tanıdıklarınız, dostlarınız ahbaplarınız yoksa bu gündemde kalmak konusu mümkün olmaz.

Bilim ve akademik hayatın bir başka özelliği de günlük ve gündelik olmak yerine, daha derinden, daha kalıcı, daha derine inici, bilinmeyeni bilmeye yönelik daha tutarlı ve uzun vadeli işlerle uğraşı gerektirmesidir. Akademisyenler de ara sıra medya tarafından gündemle ilgili görüşleri alınmak üzere davet edilirler, telefon veya görüntü bağlantısı ile medyada görüşlerini sunarlar belirli konularda.

Bir de artık medyatik olmuş ve işleri güçleri gündemle ilgili konularla uğraşan ve ara sıra akademik işler de yapan kişiler vardır, ki bunları artık medya mensubu diye tanımlamak gerekir. Çünkü gündemle uğraşmaktan, uzun soluklu, uluslararası bilimsel yayınlarda atıfta bulunulacak eser vermeye pek vakitleri olmayan bu arkadaşları ayrı bir sınıfa koymak gerekir.

 

Saklı hazineler

Benim sözün etmek istediğim, medyanın pek bilmediği, bilse de gündemle ilgili konularla fazla ilgilenmeyen veya öyle olduğu varsayılan ve bir anlamda "medya tarafından henüz keşfedilmemiş, değeri anlaşılmamış” fakat uluslararası bilimsel toplumda saygın yerlere ulaşmış olan kişilerdir.

Bunların isimleri günlük medyada pek duyulmaz, çoğu medyanın bilgisi yüzeysel kalan profesyonel veya yönetici grubu bunların varlığından haberdar olmaz, olsa da onların uluslararası alanda ülkeye ne kazandırdıklarını Türk ismini bilimsel çevrelerde nasıl bir onur bayrağı olarak dalgalandırdıklarını anlamaktan uzaktırlar, çünkü onlar görevleri gereği gündemle uğraşmaktadırlar. Yani günübirlik ve değişen gündemle yaşarlar. Her gün bir başka gündür ve her gün yeniden başlar gündemleri.

Son 5 gündür, Maçka’da Hiltonsa Park otelinde bir bilimsel toplantıdayım. Toplantı CiMAR-Consortium for İnternational Marketing and Research-Uluslararası Pazarlama ve Araştırma Konsorsiyoumu” isimli bir kuruluşun yıllık toplantısı. Geçen yıl Barcelona’da yapılmıştı ve bu konudaki izlenimlerimi Referans’ta yazmıştım.

Bu bilimsel çalışma ve araştırma kuruluşunu kuran Michigan State University-Michigan Devlet Üniversitesi öğretim üyelerinden. Profesör Dr. Tamer Çavuşgil. Kuruluşun ömrü nerede ise 20 yıla yaklaşıyor.

 

Onur duyulacak isimler

Her yıl dünyanın bir tarafında bu kuruluş yıllık toplantı düzenliyor ve gene dünyanın değişik yörelerinden akademisyenler, bu işin pratiğini yapanlar bir araya gelip araştırmalarını birbirlerine anlatıyorlar, karşılıklı tartışıyorlar, bilgi alışverişinde bulunuyorlar. Profesör Tamer Çavuşgil Uluslararası Pazarlama alanında dünyanın sayılı otoriteleri arasında sayılıyor, o da medyatik olmayan

fakat değeri bilimsel çevrelerde çok iyi bilinen bir saygın bilim adamımız. Bu ülkenin onur duyacağı bir isim.

Bu yıl ki CiMAR toplantısında ev sahipliğini Marmara Üniversitesi üstlendi. Rektör Profesör Dr. Tunç Erem belki de dolmak üzere olan görev süresinin en son uluslararası bilimsel toplantısına ev sahipliği yapmış oldu. Tunç Erem üniversitesinin genç doçentlerinden Dr. Serdar Pirtini’yi görevlendirmiş yerel program için.

Dr. Pirtini bu görevi layığı ile yerine getirdi. Koç Üniversitesi de konferansa katkıda bulunanlardan. Bu üniversitenin İşletme Fakültesinden Dr. Esra Gençtürk toplantının akademik planlamasından sorumlu olarak ortaya çok güzel bir program hazırlamış, tebliğ saatleri, tartışma zamanları, seçilen tebliğlerin kalitesi gerçekten çok iyi idi. Yeditepe Üniversitesi’nden Profesör Dr. Atilla Dicle ve eşi Profesör Dr. Ülkü Dicle de toplantının sponsorlarından. Türkiye Pazarlama Derneği, Bilkent Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi de sponsorlardan. Sabancı Üniversitesinden İşletme Fakültesi Dekanı Profesör Dr. Nakiye Boyacıgiller de toplantıya katkıda bulunan değerli bir meslektaşımız. Ayrıca Turser Genel Müdürü Doçent Dr.İbrahim Birkan da toplantı organizasyonuna katkıda bulunmuş bir başka akademisyen ve uygulayıcı..

Toplantıya ABD ve Avrupa’dan olduğu kadar Avustralya’dan da bilim adamları katıldı. Konuşmacılar ilginç konuları ele aldılar. Bu toplantıyı planlayan, düzenleyen, destekleyen ve Türkiye markasının olumlu imajı için emeği geçen herkesi kutluyorum.

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.