Referans Gazetesi

İLİŞKİLİ KATEGORİLER

Yukarı Aşağı

 

Çok Okunanlar Çok Okunanlar

-->
Rss Göster

Fokus

Türk - Yunan basınına da kırmızı hat

27.05.2006 | Barçın Yinanç | Analiz

ARAÇLAR

  • Yorum Yaz yorum yaz
  • Favorilerime Ekle favorilerime ekle
  • Yazdır haberi yazdır
  • Arkadaşıma Gönder arkadaşıma gonder
  • Yazı BoyutuKüçült & Büyült

Ege'de bir Yunan pilotunun hayatını kaybetmesine neden olan son çarpışma beni Kardak krizinin yaşandığı günlere götürdü. Ankara'da diplomasi muhabiri olarak izlediğim Kardak krizi başlarda, karşılıklı olarak bayrak dikme yarışına dönüşmüştü.

Bir Yunan piskoposun, gazeteciler eşliğinde Kardak kayalıklarına bayrak dikmesine Türkiye'den yanıt gecikmedi. Önce Milliyet Kardak'a bayrak dikmeye kalkıştı. Ama yanlış kayalıklara gidilince, "misyon" doğru yeri bulup, bayrağı diken Hürriyet tarafından tamamlandı. Tabii tüm bunlar gerginliğin daha da büyümesine yol açtı.

Sonuçta; kayalıklara çıkan askerlerin karşılıklı çekilmesiyle, kriz tam bitti derken Dışişleri'nden telefon geldi. Yunan tarafı bir "cinlik" yapmış, Atina'daki yabancı gazetecileri Kardak'a götürmek üzere davet etmişti. Bunun üzerine, Dışişleri ve Genelkurmay'ın organizasyonu ile iki uçak dolusu basın mensubu Bodrum'a gittik. Ertesi günkü "Kardak seferi" öncesinde Bodrum'un ünlü gece kulüplerinden birine gittiğimizde, mekanın sahipleri tarafından el üstünde karşılandık. Tabii aramızdan bazılarının ertesi gün; tam da turizm sezonunun başında, Kardak kayalıklarından neredeyse "savaş çığırtkanlığı" sınırlarını zorlayan yayınlar yapacağını bilselerdi, aynı hüsn-ü kabulü gösterirler miydi emin değilim.

Günümüze dönecek olursak, Ege'deki son olayın krize dönüşmesi iki tarafın dışişleri bakanlarının devreye girmesiyle önlenmiş görünüyor. Geçmiştekinden farklı olarak iki tarafın askeri makamları arasındaki iletişim mekanizmasının da, daha çabuk ve etkin çalıştığı anlaşılıyor.

Ancak, asıl dikkatimi çeken Türk ve Yunan basınının da olayı fazla büyütme eğilimine girmemesi oldu. Gerçi Atina'daki tanıdıklar, "Türk pilotu suçlu olsaydı durum farklı olurdu" diyorlar ama onlar da bu kez Yunan basınının konuya geçmişe oranla daha soğukkanlı baktığını teslim ediyorlar. Tabii her iki tarafta da, sorumlu yayıncılık anlayışından nasibini almamış, gelişmeleri abartma refleksini terk etmeyen basın organları hâlâ var.

Son olay, iki ülkenin dışişleri bakanları arasında doğrudan telefon hattı kurulmasını yeniden gündeme getirdi. Benzer bir kırmızı hat, iki ülkenin önde gelen basın yayın organları arasında da kurulamaz mı? Hürriyet'in "Havada dalaş, karada mantık" manşetiyle Yunan To Vima'nın "Havada çarpışma, karada soğukkanlılık" manşetini görünce, insan "neden olmasın?" diyor.

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.