Referans Gazetesi

İLİŞKİLİ KATEGORİLER

Yukarı Aşağı

 

-->

Sigorta denince tüketicinin aklına ilk olarak kasko geliyor

30.07.2010 | Noyan Doğan | Yorum

ARAÇLAR

  • Yorum Yaz yorum yaz
  • Favorilerime Ekle favorilerime ekle
  • Yazdır haberi yazdır
  • Arkadaşıma Gönder arkadaşıma gonder
  • Yazı BoyutuKüçült & Büyült
Liberty Sigorta Genel Müdürü Ragıp Yergin, depremi derinden hissetmiş ve trafik kazalarının çok yoğun yaşandığı bir ülke vatandaşı olarak, Türk insanının oto sigortaları ve zorunlu deprem sigortası konusunda daha bilgili olduğunu söylüyor.
‘Türkiye'de en çok bilinen ve yaptırılan sigorta hangisidir?' diye sorsam, eminim çoğunluk, otomobil sigortaları olduğunu söyler. Gerçekten de gerek kasko, gerekse de trafik sigortasının hem bilinilirliği hem de yaptırılma oranı diğer sigortalara oranla bir hayli fazla. Mesela, Türkiye'de 13 milyon konut var ama bunların sadece yüzde 10'a yakını sigortalı. Oysa, trafikteki araçların yüzde 75'e yakını sigortalı. Görüleceği gibi aradaki fark çok açık.
Liberty Sigorta Genel Müdürü Ragıp Yergin, bilinilirlik oranı yüksek bir branşa daha dikkat çekiyor… O da, zorunlu deprem sigortası. Yergin, konutların yüzde 27'sinin deprem sigortasını yaptırdığını söylüyor ve "Zorunlu deprem sigortasının penetrasyonuna bakacak olursak yüzde 27 gibi nispeten daha yüksek bir oran görüyoruz. Marmara ve İç Anadolu Bölgesi'nde yüzde 33'ler seviyesinde olan deprem sigortalılık oranı, Ege ve Akdeniz'de yüzde 20, Doğu'da yüzde 12 seviyelerine geriliyor" şeklinde konuşuyor.
 
Kaskoda durum farklı
Yergin, zorunlu deprem sigortası oranlarına bakarak konut paket poliçelerinin de aynı eğilimde olmasını beklemenin yanlışlığına değiniyor ve konut sigortalarının penetrasyonlarının İstanbul ve Ankara'da çok daha yüksek olduğunu belirtiyor. Yergin, "Kırsal kesimde sigortalı konut sayısı yok denecek kadar az" diyor.
Sigortalılık oranının zorunlu trafik sigortasında yüzde 75, kaskoda yüzde 30-35 civarında olduğunu vurgulayan Ragıp Yergin, konutta bu oranın yüzde 9.3'e gerilediğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Yapılan sigorta sektör araştırmalarında da görüyoruz ki, tüketicinin aklına sigorta denince ilk olarak kasko geliyor. Türk insanının öğrenme ve benimseme sürecinde deneyimleme ihtiyacı var. Yani, bazı konuları yaşamışsa veya yakın çevresinde tanık olmuşsa o konuyu hayatına kabul etme ihtimali daha yüksek. Depremi derinden hissetmiş ve trafik kazalarının çok yoğun yaşandığı bir ülke vatandaşı olarak, Türk insanı oto sigortaları ve zorunlu deprem sigortası konusunda daha bilgili. Sigorta şirketlerinin, çoğunun bu konuda yoğun iletişim çalışması yapmış olması da bu konudaki bilgi seviyesini desteklemiş durumda. Konutta hasar olasılığının bahsettiğimiz diğer iki ürün grubuna göre daha az olması ise tüketicinin bu ürüne dair risk algısının daha düşük olmasının diğer bir sebebi."
 
Primler yüksek sanılıyor
Ragıp Yergin'e göre, konut sigortalarının gelişememesinin önündeki bir diğer engel ise, tüketicilerin bu ürün grubunun fiyatları hakkında yanlış önyargıya sahip olması. Yergin, "Konut bedeliyle araç bedellerini kıyaslayan tüketiciler, konut poliçelerinin primlerini yüksek zannediyorlar" diyor. Ardından da sözlerini şöyle sürdürüyor: "Konut sigortalarının gelişimini tetikleyen en önemli unsurlardan bir tanesinin konut kredileri olduğunu vurgulamak isterim. Çok yakın zamana kadar yaygın olmayan kredi kullanımı doğal olarak konut sigortasının gelişimine de destek olamamıştır. Ancak ağırlıklı olarak son dönemde yaygınlaşmaya başlayan konut kredileri konut sigortalarının satışını olumlu yönde etkileyecektir."
 
Tüketici bilinçlendirilmeli
Ragıp Yergin, "Primler mi sigorta yaptırılmasında engel oluşturuyor?" sorusunu ise, şöyle yanıtlıyor: "Sigorta kapsamı konusunda her şirketin kendine özgü paket kapsamları olmakla birlikte standart maliyetle inşa edilen ve inşaat maliyeti 100 bin TL olan bir konutun paket sigorta primi 150-200 TL aralığındadır. Bu açıdan baktığınızda çok kaba bir hesapla günde ortalama yarım kuruş maliyet ile büyük emekler sonucu elde ettiğiniz değerlerinizi güvence altına alabilirsiniz."
Ragıp Yergin, konut sigortalarının oranının artırmak için bilinçlendirme çalışmalarına ağırlık verilmesi gerektiğine de işaret ediyor. Bu bilgilendirmenin ise, hem ürün kapsamları hem de fiyatları çerçevesinde olmasının amaca daha iyi hizmet edeceğini söylüyor. Ragıp Yergin, sözlerini şöyle bitiriyor: "Müşteriler hem ürünü tanımıyorlar hem de pahalı olduğunu zannediyorlar. Tüm sigorta şirketlerine bu noktada gerçekten önemli bir görev düşüyor. Zorunlu deprem sigortası ve kasko ürünlerini tanıtmak için yapılan yoğun iletişim çalışmalarının konut sigortaları için de planlanması gerektiğine inanıyorum."
 
 
Mortgage'in geliştiği ülkelerde bilinç yüksek
Liberty Sigorta Genel Müdürü Ragıp Yergin, konut sigortalarının dünyadaki yaygınlığına da değinerek, bu konuda şunları söylüyor:
"Yurt dışında, Avrupa ve Amerika örnekleri ile Doğu Avrupa ve Asya ülkeleri farklı özellikte. Mortgage sistemlerinin gelişmiş olduğu ülkelerde sigorta bilinci de daha yüksek. Konut sigortaları, yüksek talep nedeniyle bu ülkelerdeki bireysel sigorta pazarında stratejik bir iş ünitesi olarak konumlandırılıyorlar. Örneğin, Grubumuzun, Amerika'daki bireysel işler biriminin toplam prim üretiminin yüzde 30'unu konut sigortaları oluşturmaktadır. İspanya'da bu ürün grubunun penetrasyon oranı yüzde 68'dir. Sektörümüzde ise hala destekleyici ürün konumunda."

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.