Referans Gazetesi

İLİŞKİLİ KATEGORİLER

Yukarı Aşağı

 

-->

PKK kentlere çağrı yaptı, toplumsal çatışma eşikte

28.07.2010 | Cevdet Aşkın | Yorum

ARAÇLAR

  • Yorum Yaz yorum yaz
  • Favorilerime Ekle favorilerime ekle
  • Yazdır haberi yazdır
  • Arkadaşıma Gönder arkadaşıma gonder
  • Yazı BoyutuKüçült & Büyült
KUZEY IRAK GÜNCESİ
27 TEMMUZ 2010 SAAT: 17.00
 
ANKARA
 
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, dün Adana'da yaptığı konuşmada "Çevre illerimizin valileri hepsi burada. Bölge komutanlarımızın hepsi burada. Emniyet Teşkilatı burada. Bu Amanoslar'ı temizleyin. Ne yapıyorsanız yapın Amanoslar'ı temizleyin" dedi.
DHA'nın dünkü haberine göre Atalay, Hatay'ın Dörtyol ilçesinde önceki akşam PKK tarafından polise düzenlenen saldırının ardından gelişen olayların provokasyon olduğunu belirterek şunları söyledi: "Birileri benim aynı şehirde yaşayan kardeşlerimin birbirlerine karşı husumet beslemesini istiyor. Buna meydan vermeyin. Hiçbirimiz buna meydan veremeyiz. Esas oyuna gelmek budur. Teröre yenik düşmek, terörün oyununa gelmek budur. Terörün amacına hizmet etmek budur."
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İnegöl ve Hatay Dörtyol'daki olaylarla ilgili olarak dün NTV'ye verdiği demeçte "Ayrışmanın ötesine geçtik şimdi bir çatışma süreci başladı, çok tehlikeli. Bütün yurttaşlarımızı itidalli olmaya, çatışmalardan kaçınmaya ve bu tür olaylara girmemeye davet ediyorum" dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli dün yaptığı açıklamada Türkiye'yi etnik temelde bölmek için bir cephe oluşturulduğunu ileri sürerek "Bu şer cephesinin en büyük cesaret ve cüret kaynağı, PKK açılımı ile etnik bölücülüğün taşeronluğuna soyunan Başbakan Erdoğan ve hükümetidir. Başbakan Erdoğan bu ihanet ve yıkım projesini pimi çekilmiş patlamaya hazır bir bomba olarak milli bünyemize bırakmıştır" dedi. ANKA'nın haberine göre Bahçeli "Hiçbir güç Milliyetçi Hareket'i Türk milliyetçilerini ve ülkücü camiayı bir kardeş kavgasının tarafı haline getiremeyecektir" diye konuştu.
BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel dün ANKA'nın sorularına verdiği yanıtta "Türkiye artık temel sorunu olarak Kürt sorununu çözmek konusunda adım atmak zorunda. Ama ne yazık ki bunlar yapılmamıştır. Çatışmalar devam ettikçe bu etnik çatışmaya götürebilir. Siyasilerin sorumluluk alması gerekiyor. Operasyonların durması ve Kürt sorununun çözümünün tartışılması gerekiyor" dedi.
BDP Eşbaşkanı Gülten Kışanak ise saldırganlar yakalanıp sûkunet ve can ve mal güvenliği sağlanmazsa "Yarın o kente biz gideceğiz. Orada devlet yoksa biz varız, sûkuneti biz sağlarız" diye konuştu.
 
PKK
 
KCK, İnegöl ve Dörtyol'da Kürtlere yönelik saldırıların planlı ve örgütlü olduğunu ileri sürerek Kürtleri disiplinli şekilde kendilerini savunmaya çağırdı. Fırat Haber Ajansı'nın dünkü haberine göre yapılan açıklamada batıdaki kentlerde Kürtlerin can ve mal güvenliğinin kalmadığı belirtilerek başta Diyarbakır olmak üzere doğu ve güneydoğuda yaşayan Kürtlerin toplumsal tepki göstermesi istendi.
 
GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR
 
Atalay, Kılıçdaroğlu, Bahçeli ve Tuncel'in açıklamaları 1 Haziran tarihli Kuzey Irak Güncesi'ndeki analizi teyit eder şekilde Türkiye'nin "en sıcak'' yazına girdiğini ve toplumsal dokunun dayanıklılık testinden geçmeye başladığını gösteriyor.
Atalay'ın sözleri Ankara'nın PKK'ya karşı mücadelesinde arzu ettiği noktaya gelemediğini hissettiriyor ve uzun yıllardır bölgede olan PKK grubunun özellikle 31 Mayıs'taki İskenderun saldırısından sonra da operasyonel olma haline engel olunamadığını teyit ediyor.
PKK'nın Kürtlere yaptığı çağrı bugünden itibaren doğu ve güneydoğudaki illerde tansiyonun "kontrollü" şekilde yükseltileceğine, batıdaki kentlerde ise Kürtlerin yaşadığı mahallelerde sık sık barikatların kurulacağına işaret ediyor.
27 Temmuz itibariyle örgütün gündemi belirleme halinin devam ettiği ve eylemlerinin ardı sıra gelişen olayların kitlesel seferberlik sağlaması açısından büyük bir imkân sağladığı fark ediliyor.

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.