Referans Gazetesi

İLİŞKİLİ KATEGORİLER

Yukarı Aşağı

 

-->

CHP'nin baraj hesapları

13.07.2010 | Seyfettin Gürsel | Yorum

ARAÇLAR

  • Yorum Yaz yorum yaz
  • Favorilerime Ekle favorilerime ekle
  • Yazdır haberi yazdır
  • Arkadaşıma Gönder arkadaşıma gonder
  • Yazı BoyutuKüçült & Büyült
Bugün 12 Eylül'de oylayacağımız anayasa paketiyle ilgili tavrımı yazacaktım. Ancak geçen hafta CHP'nin sürpriz şekilde gündeme getirdiği seçim barajı tartışmasına girmeyi tercih ediyorum. On yılı aşkın süredir seçim sistemi reformu peşinde koşan, bu konuda çok sayıda rapor ve makale yazmış, konferanslar vermiş, hiçbir sonuç alamasa da umudunu yitirmemiş biri olarak, CHP'nin barajı düşürme önerisinin yarattığı tahrike kapılmamam mümkün değildi. Referandum yazısı perşembeyi bekleyebilir.
CHP, "Bayram değil seyran değil eniştem beni neden öptü" misali seçim barajının yüzde 10'dan 7'ye indirilmesini neden savunmaya başladı? Anayasa paketi tartışılırken BDP, Güneydoğu'da temsil hakkını açıkça çiğneyen yüzde 10 barajını gündeme getirmiş, AKP karşı çıkarken CHP oralı olmamıştı. Doğrusu şaşırdım ve "İşin içinde nasıl bir hesap var" diye kafa yormaya başladım.
İlk akla gelen soru, madem CHP yüzde 10 barajının temsil adaletini vahim ölçülerde çiğnediğini kabul ediyor, neden baraj yüzde 5'e, hatta 6'ya düşürülmüyor? Yüzde 10 barajını AKP'nin yönetim istikrarının korunması adına savunduğunu biliyoruz. 1990'larda Türkiye'nin çok kötü yönetilmesi bu iddianın doğru olmadığını gösterdi. O zaman da baraj yüzde 10'du. Denilebilir ki seçmen ülkeyi kötü yöneten koalisyonlardan bıktığı için AKP'yi tek başına iktidara getirdi. Şimdi yüzde 30'ları rahat aşan bir parti var. Barajı düşürerek tek parti iktidarı şansını heba etmeyelim.
Bu, AKP'nin savunması. Yüzde 40'ın altında oyla tek başına iktidara gelen bir partinin, üstelik pek çok oyun çöpe gittiği bir ortamda (2002 seçimlerinde olduğu gibi), meşruiyet sorunları yarattığını savunduğumdan, bu gerekçeye katılmıyorum. CHP'nin barajı düşürme önerisinin ardındaki hesabın, AKP'nin yüzde 40'ın altında bir oyla yeniden tek başına iktidara gelmesini engellemek olabilir mi? Geçen hafta yenileyip 2011 seçimlerine hazır hale getirdiğimiz simülasyon modeliyle birkaç deney yaptım. DP'nin ve SP'nin yüzde 7'yi az farkla geçtiklerini, ancak BDP'nin yüzde 6'da kaldığını kabul ettim. AKP'den SP'ye, CHP ve MHP'den de DP'ye oy transferi olacağını varsayıyorum.
Bu koşullarda AKP hangi oy sınırında baraja göre çoğunluğu sağlıyor ya da sağlayamıyor diye kontrol ettim. CHP'nin yüzde 28, MHP'nin yüzde 13 civarında oy aldığını kabul ettiğimizde, bu oy sınırı yüzde 36 çıktı. Baraj yüzde 10 olursa AKP çoğunluğu sağlıyor, baraj yüzde 7'ye inerse, SP ve DP Parlamento'ya girdiğinden AKP çoğunluğu az farkla yitiriyor. Bu arada CHP de 20 kadar milletvekili kaybediyor ama AKP'nin tek parti iktidarına son vermek için değebilir!
Yine de bu seçim mühendisliği hesabı beni pek ikna etmedi. Eğer amaç AKP'nin tek başına iktidar olma çıtasını yükselterek şansını azaltmaksa, bunu barajı yüzde 5'e indirerek sağlamak çok daha garantili. Bu arada siyasal sistemin fazla dağılmasını da istemiyorsak yüzde 5 zaten yeterince etkili bir baraj. Ama yüzde 5 aynı zamanda BDP'nin Güneydoğu'dan tamamı AKP'nin hilafına olmak üzere milletvekillikleri kazanarak AKP'nin tek başına iktidar olma çıtasını da yükselten bir baraj. Ne kadar yükseltebileceğine baktım. Barajı yüzde 5'e çekip yukarıdaki oy dağılımını AKP'nin dışında koruduğumuzda, bu partinin tek başına iktidar olması için asgari oy düzeyi yüzde 41'e yükseliyor. Bu arada BDP de 40'a yakın milletvekili çıkarıyor.
Bu hesapları CHP kurmayları da yapıyordur. Öyleyse CHP'nin tek değil iki amacı olduğu anlaşılıyor: AKP'nin yeniden iktidar olma şansını azaltmak ama bunu yaparken Kürt partisinin de parlamentoda temsil edilmesinin yolunu açmamak. Olabilir. Ancak CHP kurmayları bilmeliler ki gelecek seçimlerde AKP yüzde 36'yı kolay bulur ama yüzde 41 bir hayli zor görünüyor.
Bitirirken, yönetim istikrarsızlığına ve meşruiyet sorunlarına meydan vermeyen barajsız seçim sistemlerinin mümkün olduğunu hatırlatayım: İki turlu dar bölge gibi. Seçim sistemi reformu gündeme gelirse bu konulara gireriz.

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.