SeyfettinGürsel |
ŞevketSürek |
NurDemirok |
HalitÇelikbudak |
BuminDoğrusöz |
BarçınYinanç |
NoyanDoğan |
AlexAkimoğlu |
Avrupa ayar tutmuyor
26.05.2010 | Tevfik Aksoy | Yorum
İçeriye bakınca ufukta seyri değiştirmemizi gerektiren önemli bir risk görünmüyor. Yakın zamanda açıklanmış olan verilere baktığımızda da baz senaryo olan yavaş toparlanmanın değişim göstermediğini ancak ufak çaplı tedirginliklerin henüz ortadan kalkmamış olduğunu görüyoruz. Örneğin en son açıklanan kapasite kullanım oranı yüzde 73,4 seviyesi ile son aylardaki hafif toparlanmanın biraz daha hızlanarak devam ettiğini ancak kapasite artırımı ya da yatırım iştahı için daha zaman olduğunu düşündürüyor. İyimser bakışla belki 2010 senesinin sonuna doğru, kötümser bakışla ise 2011 ortalarında ancak kriz öncesi seviyelere yaklaşmak mümkün olabilecek. Bunun yanında tüketici güveni ve reel kesim güven endekslerine göre ise bazı soru işaretlerinin henüz ortadan kalkmadığını gözlemliyoruz.Reel kesim ümitli ama tedirginBiraz daha somut olmak gerekirse reel kesim güven endeksine katılan ve sanayi kesiminde faaliyet gösteren 1594 işyerinin verdiği cevaplar doğrultusunda genel gidişat hâlâ olumlu. Örneğin bir ay öncesine göre daha iyimser olan işyerlerinin toplam içindeki payı yüzde 31,2 olurken, daha kötümsere dönenler yüzde 8,3 olmuş ve yüzde 60,5'lik kesim herhangi bir değişiklik olmadığını beyan etmiş. Reel kesimde Kasım 2009'da başlayan iyileşme altı aylık aradan sonra ilk defa mayıs ayında düşüş gösterince doğal olarak dikkati çekiyor. Sadece bir aylık veri ile görüş değiştirmek için çok erken ancak yurtdışındaki kötü resimle birleştirince gelecek aylar için tedirgin olmamak mümkün değil.Yat ve golf turizmi teşvik edilmeliTurizm sezonu başlarken salı günü açıklanan istatistiklere göre nisan ayında turist girişleri yıllık bazda 0,3 düşerek, son 12 aydır ilk defa eksi büyüme gösterdi. Bu gerçekten ilginç ve takvim/tatil etkisi değilse ya da mayıs ayı ile beraber bir toparlanma başlamazsa hem ülkeye döviz girişleri hem de yöresel ticaret faaliyetleri açısından kötü bir haber. Özellikle turist sayısının arttığı ancak turizm gelirlerinde aynı oranda bir iyileşmenin görülmediği son dönemde, yani bir anlamda turist kalitesinin düşmesi, politika ve programlama olarak daha üst gelir elde edilebilecek kollara yoğunlaşılması gerektiğine işaret ediyor.Burada ilk akla gelen kollar tekne ve yat yanında golf turizmi. Yıllardır yazılır çizilir: Tekne ile gelen turistin veya golf oyuncularının ülkede yaptıkları harcama, averaj bir turistin en az 3-4 mislidir. Üstelik bunlar ‘her şey dahil' tarzı turistin aksine bölge esnafına doğrudan gelir yaratır. Golf sporuna yapılan teşvik ve golf otellerinin son yıllarda hızla artışı oldukça sevindiricidir ancak sayıca ve diğer Akdeniz ülkeleri ile karşılaştırıldığında görece hâlâ çok düşüktür. Şimdi durduk yerde golf turizmi nereden çıktı demeyin. Bu konuda en büyük rakiplerin (mesela İspanya ve Portekiz) içinden geçmekte oldukları kriz sırasında bazı açılardan arayı kapatmak için fırsat olabilir.Önümüzdeki maçlara bakacağızAvrupa'ya gelince.. İşin açıkçası yatırımcı güveninin ve normalizasyonun nasıl sağlanacağı ve bunun ne kadar zaman alacağını kestirmek gerçekten çok güç. Bu gibi krizlerde çok iyi biliyoruz ki (Türkler olarak bu konularda bizden daha tecrübeli olan sayılı Latin Amerika ekonomisi sayılabilir) son noktayı atmak için gerçekten çarpıcı ya da öldürücü bir darbenin gelmesi gerekmekte. Henüz bunu Avrupa'da görmedik ama defalarca duyduk. Geçen haftalarda alınan 750 milyar euroluk destek paketi yeterince tatmin edici değil miydi? Yunanistan'ın almayı kabul ettiği daha sonra İspanya ve diğer ülkelerin de takip ettiği mali kısıtlama önlemleri yeterli mi olmadı?Makro açıdan bakınca işin çözümü için bence alınan önlemlerin uygulanması ve en önemlisi de belli bir zaman gerekmekte. Yıllardır hızla bozulan dengelerin birkaç ayda düzelmesi beklenmemeli. Ancak yatırımcının sabrı yok fakat acelesi var. Her hafta yeni bir önlem yeni bir karar alınmasına rağmen giderek daha da bozulan resmi görünce insanın aklına Türk futbolunun klasikleşmiş veciz cümlelerinden biri geliyor: Çok çalıştık olmadı; önümüzdeki maçlara bakacağız.
ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.