SeyfettinGürsel |
ŞevketSürek |
NurDemirok |
HalitÇelikbudak |
BuminDoğrusöz |
BarçınYinanç |
NoyanDoğan |
AlexAkimoğlu |
Gelişmiş ülkelerin borç yükü korkutuyor
22.03.2010 | Dış Haberler | Haber
Küresel kriz sırasında yüzlerce milyar dolarlık kurtarma ve teşvik paketleriyle harcamalarını artıran gelişmiş ülkeler, dev bir borç sorunuyla karşı karşıya kaldı. Bu borçların yeni bir krizi tetikleyebileceği endişesi gün geçtikçe artıyor. Uzmanlar ve gözlemci kuruluşlar, borçların bir an önce azaltılması konusunda birbiri ardına açıklamalar yapıyor. Bu konudaki uyarı Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkan Yardımcısı John Lipsky'den geldi.Lipsky, dün Pekin'de düzenlenen Çin Kalkınma Forumu'nda yaptığı konuşmada, gelişmiş ülkelerin yüksek kamu borçları nedeniyle şiddetli sorunlarla karşı karşıya gelebileceklerini ve uygulanan teşvik önlemleri nedeniyle bütçe açıklarını makul bir seviyeye indirme konusunda çok zorlanabileceklerini söyledi.Sanayileşmiş ülkelerin oluşturduğu G-7 grubunda Kanada ve Almanya dışındaki bütün ülkelerin kamu borçlarının gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYİH) oranlarının 2014'de kadar yüzde 100'e yaklaşacağını ya da geçeceğini belirten Lipsky, Gelişmiş ülkelerdeki borçlanma oranının bu yıl İkinci Dünya Savaşı sonrası dönem olan 1950 yılındaki seviyeye ulaştığını dile getirdi. Bu ülkelerdeki kamu borçlarının GSYİH'ye oranı 2007 yılında yüzde 75 seviyesindeydi. Bazı gelişmekte olan ülkelerdeki borç oranının da endişe verici olduğunu vurgulayan Lipky, hükümet borçlanmalarındaki artışın sağlık ve emeklilik harcamalarının artırılması konusunda baskıların yoğunlaştığı bir döneme denk geldiğine de dikkat çekti.Teşviklerden vazgeçmek tek başına yeterli olmazEkonomileri canlandırmaya yönelik teşvik önlemleri kamu borçlanmalarındaki artışın yüzde 10'luk bir bölümünü oluşturuyor. Dolayısıyla bunları geri çekmek borçlanma sorununun üstesinden gelmek için tek başına yeterli olmayacak. Pasific Investment Management kuruluşunun yöneticilerinden Mohamed El-Erian, Bloomberg'te yayımlanan açıklamasında, hükümetlerin kamu borçlarındaki artış sorunun üstesinden gelebilmek için enflasyonun yükselmesine göz yumabilecekleri uyarısında bulundu. Öngörülmeyen olayların piyasalara zarar vereceği konusunu tartışan "Black Swan-Kara Kuğu" isimli kitabın yazarı Massim Nicholas Taleb de 12 Mart'ta yaptığı açıklamada, hükümetlerin borçlanmalarındaki ve basılan para miktarındaki artışın hiper enflasyon endişesine neden olduğunu ifade etmişti.Resesyonun üstesinden gelmek için 787 milyar dolarlık teşvik paketini hayata geçiren ABD'nin Şubat 2009'da 194 milyar dolar olan bütçe açığı, bu yılın şubat ayında rekor bir artışla 221 milyar dolar düzeyine yükseldi. Dünyanın en büyük ekonomisine sahip olan bu ülkede, bütçe açığının eylül ayında sona erecek olan mali yıl döneminde rekor kırarak 1.4 trilyon dolara ulaşabileceği tahmin ediliyor.Kriz sırasında Pakistan, İzlanda ve Ukrayna gibi ülkelere onlarca milyar dolarlık yardımda bulunan IMF bu yıl küresel ekonominin yüzde 4 düzeyinde büyüyeceğini, gelecek yıl da teşvik önlemlerinin etkisiyle büyümenin hızlanacağını tahmin ediyor.Yunanistan'daki kriz endişeleri artırdıSingapur merkezli Action Economics'in ekonomistlerinden David Cohen "Şu andaki resime baktığımızda hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ekonomilerde iyileşmenin desteklendiğini görüyoruz. Mali açıkların görünümü ise en büyük endişe kaynağını oluşturuyor. Yunanistan'ın durumuyla ilgili endişeler daha büyük ekonomiler için de hissedilmeye başlandı" dedi.Kamu borçları konusunda en büyük sıkıntıyı yaşayan Yunanistan borçlarını çevirebilmek için 2 ay içinde 20 milyar euro bulmak zorunda. Bu acil ihtiyaç borçlanmanın maliyetini artırıyor. Yunanistan 10 yıllık tahvillerde Euro Bölgesi'nde en ucuz borçlanan Almanya'ya göre yaklaşık yüzde 3 daha fazla faiz ödüyor. Ekonomistler, Yunanistan'ın faiz oranını kısa sürede Euro Bölgesi ortalamalarına çekememesi halinde ülkenin içinde bulunduğu borç sarmalının hızla kontrolden çıkacağı konusunda birleşiyor.Bu nedenle Başbakan Yorgo Papandreu ve diğer yetkililer borçlanmanın maliyetini aşağıya çekebilmek için yoğun çaba harcıyor.AB istikrar kurallarına göre Euro Bölgesi'ne dahil ülkelerin kamu borçlarının GSYİH'lerinin yüzde 60'ını geçmemesi ve bütçe açıklarının yine GSYİH'lerinin yüzde 3'ünü aşmaması gerekirken Yunanistan'ın bu yıl yüzde 120'ye ulaşması beklenen borçluluk oranı AB limitini 2'ye ve geçen yıl yüzde 12,7'ye ulaşan bütçe açığı oranı da 4'e katılıyor.AB içinde de Yunanistan'ın borç krizinin aşılması konusunda derin görüş ayrılıkları var. Almanya Yunanistan'a yardım konusunda isteksiz davranırken, Fransa ileride bu sorunun Euro Bölgesi'ni daha olumsuz bir şekilde etkilememesi için Yunanistan'a yardım edilmesi gerektiği görüşünü savunuyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel dün yaptığı açıklamada, Yunanistan'ın mali desteğe ihtiyaç duymadığını ve AB liderlerinin bu hafta Brüksel'de yapacakları zirvede "bu ülkeye yarmı yapılacak mı" sorusunu toplantının odağı haline getirmemeleri gerektiğini söyledi. Yunanistan için en iyi çözümün sorunları kendi kendine çözmesi olacağını dile getiren Merkel, perşembe günü de kurallara uymayan ülkelerin Euro Bölgesi'nden çıkarılmaları gerektiğini söylemişti.
ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.