SeyfettinGürsel |
ŞevketSürek |
NurDemirok |
HalitÇelikbudak |
BuminDoğrusöz |
BarçınYinanç |
NoyanDoğan |
AlexAkimoğlu |
İmajı düzeltmenin yolu: Yerelden evrensele gitmek
20.03.2010 | Nur Demirok | Yorum
Aynı sevinç ve hüznü paylaşanları kim ya da kimler birbirine düşman etti? Asıl araştırılması gereken konu bu!Şimdi sakince durup bir düşünelim: Almanya "büyük harp"ten sonra tamamen yıkılıp yok olmuşken nasıl ayağa kalktı? Bugün yeniden dünyanın 3. büyük ekonomisi durumuna nasıl geldi?Bir başka örnek: Rusya planlı kalkınmanın mirasıyla mı eski gücüne kavuştu; yoksa doğal kaynaklarının zenginliğiyle mi?Kan kaybettiğini sandığımız AB ülkeleri neden hâlâ böylesine güçlü?Japonya, Çin ve Hindistan'ı nüfuslarının yüksekliği mi güçlü kılıyor yoksa teknolojik başarıları mı?Bir başka önemli gerçek daha: ABD bugün neden hâlâ dünyada lider ülke konumunda?Ve biraz daha düşünelim: Ekonomik açıdan bitme noktasına geldiği ilan edilen Ermenistan, son olaylardaki desteği diyaspora sayesinde mi sağlıyor, yoksa bir klasik haline gelen Türk düşmanlığından mı?Politik fetişler yok olurkenÜlkeleri geniş anlamda güçlü kılan yalnız "ekonomi" ve "siyaset" değil artık. Onların arkasında bir başka güç daha var bugün: Ülkeye nispet edilen kimi insanların evrenselliği!Örneğin sıradan bir Batılı belki haritada Ermenistan'ın yerini gösteremiyor ama "Aram Haçaturyan"ın kim olduğunu biliyor. Yahudilerin ise bir "Einstein"la övünmesi boşuna değil. Şimdi "Einstein", sadece bir Yahudi olduğu için değil, evrensel olduğu için dünyanın sahip çıktığı bir değer."İnsanlık için insan imajı" kavramı son dünya savaşından sonra iyice önem kazandı. Başta ABD, Fransa, Almanya ve İtalya gibi ülkeler kendi sanatçılarını ve bilim adamlarını "evrensel birer canlı mesaj" haline getirdiler. Çağdaş demokrasi kuramcıları da bu propagandayı destekledi. Saymakla bitmeyecek ünlü isim, doğdukları ülkenin değerleri olarak değil, birer ortak kimlik olarak takdim edildi dünya kamuoyuna. Başta felsefe ve edebiyat olmak üzere güzel sanatların her dalında yetişen binlerce kişiyi son zamanlarda küresel girişimciler ve büyük işadamları izledi.Süreç, politik fetişlerin ve diktatörlüklerin de sonu oldu. Bugün çoğu ülkede "Hitler", "Mussolini", "Stalin", "Franco", "Pinochet" gibi isimlerden çok daha fazla, edebiyatçı, besteci, filozof, bilim adamı tanınıyor. Şili'nin evrensel imajına dokunaklı şiirleriyle katkı yapmış bir "Neruda" gibi örneğin!İdeolojik, politik, askeri fetişlerin yok olduğu bir çağda yaşıyoruz artık. Şimdi şu soru soruluyor toplumlara: "Siz insanlığın ortak geleceğine kimleri armağan ettiniz?" Bu basit soru "mal fetişizmi", "para fetişizmi" ve "iktidar fetişizmi"ni tamamen yok etmedi ama ülkelerin yalnız "politikacılar" ve "ekonomi"den ibaret olmadığını da ispat etmiş oldu.Bugün dünya bunun örnekleriyle dolu! Üstelik hiçbiri fetiş haline getirilip, politikacılar gibi putlaştırılmıyor. Eskisiyle yenisiyle bu insanlar evrensellik imajını üretmeye devam ediyor. En güncel örneklerden biri Rusya'da mesela: Bugünün Rusyası'nı "Rusya" yapan politikacılar değil, "Tolstoy", "Dostoyevski", "Gogol", "Puşkin", "Gorki", "Çehov", "Çaykovski", "Korsakov", "Borodin" ve "Stravinski" gibi evrensel sanatçılar yine!Bilinen iddiaların aksine Sovyetler Birliği'nin sonunu getiren de bir edebiyatçı üstelik. "Aleksandr Soljenitsin" "Gulag Takım Adaları"yla bir dönemin kapanmasına, yeni bir dönemin açılmasına yol açtı. Kafkasyalı Soljenitsin bugün Rus edebiyat tarihine adını altın harflerle yazdırmış bir yazar. Cengiz Aymatov da öyle. Hem Kırgızların hem de Rusların ortak değeri bugün! Çünkü evrensellikte sınırlar değil, insanlığın sonsuz ufku geçerli.Yerelden evrensele doğruKeşke biz de geçmişin siyasi olaylarından arınıp, bu ülkenin kültürüne katkıda bulunmuş insanlarımızı kökenine bakmadan "evrensel platformlara" taşımayı becerebilseydik.Ermenistan 2003 yılında "Haçaturyan"ı doğum yıldönümünde dünyanın kültür platformuna taşıdı örneğin. "Haçaturyan" kadar ünlü olmasa da en azından bugünkü kültürümüze katkıda bulunmuş Ermeni vatandaşlarımızı biz de tek tek dünyaya tanıtabilirdik. Tiyatrocu, sinemacı, zanaatkârlar bir yana; besteci ve icracı olarak "Artaki Candan", "Bimen Şen", "Nubar Tekyay" "Dikran Çuhacıyan", "Udi Hrant", "Nikoğos Ağa", "Tatyos Efendi" gibi onlarca isim var geçmişimizde.Mesela "Klasik Türk Sanat Müziği"nin günümüze ulaşmasını sağlayan bir "Hamparsum Limoncuyan!" Bu zat Mevlevi tekkelerine devam etmiş ve Dede İsmail Efendi'den ders almış, dünyada bir eşi olmayan "Hamparsum Notası"nı icat etmiş bir kişiydi. Kısacası evrenseldi!1947'de vefat eden Leon Hancıyan da öyle. Başta "Refik Fersan", "Lem'i Atlı", "Suphi Ziya Özbekkan" olmak üzere birçok ünlü bestecimizin hocası evrensel bir müzik kuramcısıydı aynı zamanda.Eğer ayırım yapmadan ortak kültürümüze katkıda bulunanları evrensel platformlara taşıyabilseydik, dünya kamuoyu bize bambaşka bir gözle bakıyor olacaktı bugün. Bu davranışla her şeyi salt siyaset gözlüğünden değil, insani değer noktasından gördüğümüzü de ortaya koyacaktık. Ve en azından ayrımcı İttihatçı mantığının Cumhuriyet sonrası iflas ettiğini ilan etmiş olacaktık cümle âleme.
ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.