Referans Gazetesi

İLİŞKİLİ KATEGORİLER

Yukarı Aşağı

 

-->
Rss Göster

Sigorta

Meğer Avrupa, bildiğimiz Avrupa değilmiş

05.03.2010 | Noyan Doğan | Yorum

ARAÇLAR

  • Yorum Yaz yorum yaz
  • Favorilerime Ekle favorilerime ekle
  • Yazdır haberi yazdır
  • Arkadaşıma Gönder arkadaşıma gonder
  • Yazı BoyutuKüçült & Büyült
Avrupa Sigorta ve Reasürans Federasyonu (CEA), "İklim Değişikliği ile Mücadele ve Sigorta Sektörünün Katkısı" başlıklı bir rapor yayımladı. Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği de raporu Türkçeye çevirdi. Raporda değinilen konular önemli ama dikkatimi çeken bir nokta var ki, gerçekten ilginç.
Bu konuya geçmeden önce iklim değişikliklerinin yol açtığı hasara yönelik rapordan bazı bilgileri sizlerle paylaşayım:
2008 yılında meydana gelen doğal afetlerde, sigortalı kayıplar da dahil, ekonomik kayıplar açısından Kuzey Amerika; mağdur sayısı açısından ise Asya kıtası en fazla hasara maruz kalmış. Avrupa Birliği de hava olaylarıyla bağlantılı afetler sonucunda meydana gelen kayıplara uğramış. Munich Re'ye göre 2008 yılında Avrupa için en maliyetli doğal afet, Emma Fırtınası olmuş. 2008 yılının mart ayı başında Avrupa'nın büyük bölümünü etkisi altına alan fırtına, 1 milyar euro değerinde sigortalı kayba neden olmuş. 24 Ocak 2009 tarihinde Fransa'nın güneybatısında etkili olan Klaus Fırtınası'nın ise sigorta şirketlerine maliyetinin 1.5 milyar euro değerinde olduğu tahmin ediliyor.
 
Ekonomik kayıp 322 milyar euro
1980-2008 yılları arasında Avrupa'da meydana gelen doğal afetler sonucu ortaya çıkan 386 milyar euro değerindeki toplam kayıp miktarı içerisinde, hava olayları ile bağlantılı afetlerin neden olduğu kayıp miktarı ise 322 milyar euro olarak kaydedilmiş.
Dünya genelinde 1980-2008 yılları arasında görülen tüm doğal felaketlerin yüzde 86'sı kasırga, dolu fırtınası, sert fırtınalar, seller ve aşırı sıcaklık dereceleri nedeniyle meydana gelmiş. Avrupa'daki rakamlar ise daha da dikkat çekici. Aynı dönemde Avrupa'da meydana gelen tüm doğal afetlerin yüzde 90'ı aşırı hava olayları ile bağlantılı. Son 50 yıl içerisinde aşırı kötü hava şartlarıyla bağlantılı doğal afet sıklığının artış gösterdiği, jeofiziksel nedenlerle oluşan doğal afet sayısının ise sabit kaldığı görülüyor.
Artan sıklık ve şiddetteki hava olayları ile bağlantılı afetlerin neden olacağı olaylar arasında; bereketsiz mahsul riskinde önemli artış, Avrupa Birliği üyesi ülkelerde bir yıl içerisinde tahmini 86 bin ilave ölüm, hastalık vakalarında 2030 yılı itibariyle 20 bin, 2080 yılı itibariyle ise 25-40 bin arasında artış yer alıyor.
 
İklim değişikliğinin sigortaya etkisi
CEA'nın raporunda, iklim değişikliklerinin sigorta sektörü üzerinde etkisine de yer veriliyor. İklim değişikliğinin yol açtığı ekonomik kayıpların gittikçe artan bir payının sigortacılar tarafından karşılandığına dikkat çekilen raporda, 1980'li yıllarda dünya genelinde hava olayları ile bağlantılı kayıpların yüzde 16'sı sigortalıyken bu oranın, 1999-2008 arasında yani son 10 yılda, ortalama iki katına çıkarak, yüzde 31'e, son 5 yılda ise yüzde 41.5'e ulaştığı söyleniyor.
1980-2008 yılları arasında meydana gelen hava olayları ile bağlantılı afetler sonucunda Avrupa'nın, ortalamada yıllık 11.1 milyar euro tutarında bir ekonomik kayıp yaşadığına da değinilerek ekonomik kayıpların sigorta sektörünce karşılanan kısmının, 1980'lerde yüzde 25 iken son 10 yılda yüzde 33'e ulaştığı, son 5 yılda ise bu oranın yüzde 44'e geldiği vurgulanıyor.
 
‘Devlet müdahale etsin' beklentisi
Şimdi gelelim, raporda dikkatimi çeken ve ilginç bulduğum noktaya.. Daha doğrusu; "Avrupa, bildiğimiz Avrupa değilmiş" dedirten konuya.
Meğer, Avrupa ülkelerinde de geniş çaplı doğal afet durumlarında, genellikle halk arasında bir devlet müdahalesi beklentisi oluşmaktaymış. Bu durum, doğal afet meydana gelmeden önce sigorta tarafından sağlanan korumaya yönelik talebi azaltıyormuş.
Raporda, iklim değişikliğinin yol açacağı hasarlar karşısında yetersiz sigortaya sahip bireylerin, kayıplarını tazmin etmek üzere bir kamu otoritesi, mal üreticisi veya tedarikçisi gibi sorumlu bir taraf arayışına girecekleri vurgulanıyor. Dikkatinizi çekerim; Avrupa'da, bu tür afetlere karşı yetersiz sigortaya sahip bireyler de varmış.
Daha bitmedi... Bundan sonrasını yine rapordan sizlere aktaracağım; çünkü raporda, ülkelerin durumu tek tek anlatılmış.
 
Almanya'da bile sigorta tanıtılıyor
Mesela, Almanya... 19-21 Temmuz 2007 tarihlerinde Bavyera eyaletindeki Baiersdorf şehrinde üç saat içerisinde metrekareye düşen 130 kilogram yağış nedeniyle birçok sokakla binden fazla binaya sel suları yayılmış. Sonuç olarak, Bavyera Eyalet Meclisi, doğal afet sigortasını teşvik etmek üzere bir kampanya başlatma kararı almış. 2009 yılı başından itibaren "Geleceği düşün-Doğal afetlere karşı sigortalan" kampanyası aracılığıyla halkı konut ve diğer mallarını doğal afetlere karşı korumak üzere teşvik etmeye başlamış.
İngiltere... İngiliz Sigortalar Birliği (ABI) iklim değişikliği konusunda kamu politikalarına ilişkin müzakerelere düzenli katkı sağlamaktaymış. ABI, iklim olaylarına karşı İngiltere'nin esnekliğini artırmak, riskleri azaltmak ve acil planlamayı geliştirmek amacını taşımaktaymış. Fransa... Fransız Sigorta Birliği; vatandaşların, işkollarının ve politika yapıcılarının iklim değişikliği riski hakkındaki farkındalığının artırılmasına çalışıyormuş.
 
Zorunlu deprem sigortası örneği
İlginç değil mi? Bahsi geçen ülkelerin hepsi de gelişmiş ülkeler. Ve sık sık da gerek yazılarda gerekse de söylemlerde örnek gösterilen ülkeler. Gelin görün ki, bu ülkelerdeki sigortacılar bile, sigortasızlıktan dert yanıp, halk arasında sigortanın yaygınlaşması için kampanyalar düzenleyip, tanıtımlar yapıyor.
Son olarak şunu da belirteyim: 99 Marmara depremi sonrası kurulan Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) ve uygulamaya giren zorunlu deprem sigortasının tanıtımı için yapılan kampanyalar kimi kesimler tarafından eleştiri konusu oldu. "Kamunun kurduğu bir sistemin tanıtımı mı olur" dendi.
Şu işe bakın ki, Almanya'da Bavyera Eyalet Meclisi doğal afet sigortasını teşvik etmek üzere, 2009 yılı başından itibaren "Geleceği düşün-Doğal afetlere karşı sigortalan" kampanyası düzenliyor. Amaç, halkı konut ve diğer mallarını doğal afetlere karşı korumak üzere teşvik etmek.
Daha fazla söze gerek var mı bilmem...

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.