SeyfettinGürsel |
ŞevketSürek |
NurDemirok |
HalitÇelikbudak |
BuminDoğrusöz |
BarçınYinanç |
NoyanDoğan |
AlexAkimoğlu |
![]() |
![]() |

Çok Okunanlar 
Yerliye, yabancıya menkul kıymet kazanç vergisi sıfırlanabilir mi
08.02.2010 | Baturalp Candemir | Yorum
Vergi oranı sıfıra indirilecek olursa hem yerli hem de yabancı yatırımcı için kayıp 400 milyon TL civarında olacak. Zaten hükümet yabancılar için vergiyi sıfıra indirerek bu kaybın büyük bir kısmını göze almıştı.Anayasa Mahkemesi'nin 8 Ocak 2010 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan kararıyla 9 ay içinde yapılacak bir yasal değişiklikle, Türkiye'de yerleşik olmayan yatırımcılar da Türkiye'de elde ettikleri menkul kıymet kazançlarından, yerli yatırımcıların ödediği oranda vergi ödeyecekler.İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'ndaki (İMKB) şirketlerin hisse senetlerinin değer artışlarından kaynaklanan gelir üzerinden ödenen vergi hem yerli hem de yabancı yatırımcılar için daha önce sıfırlanmıştı. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi'nin son kararının tahvil piyasasıyla ilgili sonuçları olacak. Anayasa Mahkemesi, yerli yatırımcı ile yabancı yatırımcının farklı oranda vergilendirilmesini, Anayasanın "başlangıç" kısmının ikinci paragrafına, 2., 10., 11. ve 73. maddelerine aykırı bulduğundan iptal ediyor.Eşitlik karşılaştırması yapılamazAnladığımız kadarıyla mahkeme, vergi mükelleflerinin, sadece ödeme gücüne bakılarak farklılaştırılabileceğini, herhangi bir başka kritere (ırk, din, vs) göre farklı vergi uygulaması yapılamayacağını söylüyor. Ancak Resmi Gazete'deki karar metnine bakınca, kararın altıya karşı beş oyla alındığını görüyoruz. Bu durum, kararın sonuçlarını değiştirmiyor elbette. Ancak, kararın çok da basit bir karar olmadığını gösteriyor. Karşıoy gerekçelerinde şu ifadeler yer alıyor:"...verdiği yetki üzerine bakanlar kurulunca her zaman belirlenen üst limite kadar artırılmasının mümkün bulunduğu hukuki gerçeği karşısında, yüzde 0 belirlemesiyle dar mükelleflerden bu verginin alınmasından tamamen vazgeçildiği sonucuna ulaşmak doğru ve yerinde bir yorum tarzı olmayacaktır.Alım, satım, ödünç, itfa, menkul kıymet ve sermaye piyasası araçları üzerinde uygulanan mali politikanın denetlenmesinde kamusal yarar olmadığı anayasal dille kesin olarak söylenemedikçe yasanın açık yetki hükmüne rağmen vergi oranlarını denetler biçimde yargı kurup yorum yapmak Anayasa Mahkemesi'nin görev alanı dışındadır.Dar ve tam mükellef arasında temel ayrım yapma gereği doğmuş ise bunun ülke gerçeği için olmadığı, yerindelik ifadeleri ile yapılamaz. Dar mükellef yönünden menkul kıymet ve sermaye piyasası araçlarından faydalanmak bir özel hukuk ilişkisine dayanır. Bu hukuk da karşı taraf yani devletin arz koşulları talebi doğurur.Yargı organı ise arz koşullarının nasıl olacağını belirleme hakkına sahip değildir ve bu nedenle Türkiye'nin vergi geliri yükünü konjonktüre göre paylaşmak zorunda olmayan bir kesime de şart koşup, vergi yüküne katılanlar yönünden eşitlik karşılaştırması yapılamaz."Maliye yeni düzenleme yapacakŞimdi Maliye Bakanlığı, Anayasa Mahkemesi kararını yansıtan bir şekilde yeni bir yasal düzenleme geliştirecek. Yerli ve yabancı yatırımcı için vergi oranları eşitlenecek. Sorun vergi oranının nerede eşitleneceği. Aynı borsa yatırımcıları için yapıldığı gibi, vergi yüzde 0'da eşitlenebilir. Burada iki soru işareti doğuyor: Birincisi, bono ve tahviller üzerindeki vergi oranı sıfırlanınca, vergi kaybı ne kadar olur? İkincisi, eğer bono-tahvil vergisi sıfırlanırsa, yerli bireysel yatırımcı mevduata kayar mı? Kayarsa bankalar açısından kaynak sorunu, Maliye açısından ayrıca bir vergi kaybı olur mu?Vergi kaybının çok olmayacağı kanısındayız. Yabancı yatırımcıların yaklaşık 33 milyar TL, yerli bireysel yatırımcının 10 milyar TL'lik tahvil-bonosu bulunuyor. Toplam 43 milyar TL. Bu bonolardan yaklaşık yüzde 9 faiz kazancı elde ettiklerini düşünürsek, 3.9 milyar TL faiz elde edilecek. Yüzde 10 vergi oranıyla 390 milyon TL'lik vergi demek.Hükümet kaybı göz aldıKısacası, vergi oranı sıfıra indirilecek olursa hem yerli hem de yabancı yatırımcı için kayıp 400 milyon TL civarında (2010 vergi gelir hedefinin binde 2'si) olacak. Zaten hükümet yabancılar için vergiyi sıfıra indirerek, bu kaybın büyük bir kısmını göze almıştı. (Bono-tahvil üzerinden gelir elde eden kurumlar, şirketler zaten Kurumlar Vergisi ödediği için vergi yükü değişmeyecektir düşüncesiyle bu kesimin tuttuğu tahvil miktarını hesaplamaya dahil etmiyorum).Peki, tahvil-bono kazançları vergisi sıfırlanırsa, mevduat sahibi tahvil almaya koşar mı? Koşsa da istediği kadar bono bulabilir mi? Maliye için vergi kaybı, bankalar için kaynak kaybı olur mu? Yabancı yatırımcıya vergi koyunca, bu vergi ödeniyor mu? Stopaj mı, işlem vergisi mi? Perşembe günü devam edeceğim.
ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.