SeyfettinGürsel |
ŞevketSürek |
NurDemirok |
HalitÇelikbudak |
BuminDoğrusöz |
BarçınYinanç |
NoyanDoğan |
AlexAkimoğlu |
![]() |
![]() |

Çok Okunanlar 
Kraft'ın notu düştü, şeker kraliçesi için zorlu yol başladı
21.01.2010 | Sıla Özçelik | Haber
Fitch, Cadbury alımı sonrası Kraft'ın notunu 32 milyar dolarlık borcu yüzünden düşürdü. Şekerleme kraliçesi ünvanı alan Kraft CEO'su Irene Rosenfeld'in ilk işi kredi notunu düzeltmek olacak. İlk hamle 7 bin Cadbury işçisine veda etmek olabilir.Küresel kriz nedeniyle dünya çapında şirket satın alma ve birleşmelerinin yüzde 37 düşüşle 1.75 trilyon dolara gerilediği bir dönemde gerçekleşen yılın en büyük birleşmesi pek çok tartışmayı da beraberinde getirdi. 2009'un Mart ayındaki Roche-Genentech birleşmesinden bu yana görülen en büyük birleşme olan Kraft-Cadbury evliliğine avcı ruhlu "şekerleme kraliçesi" Irene Rosenfeld imza attı. Forbes'un dünyanın en güçlü kadınları listesinde Almanya Başkanı Angela Merkel'le aynı kategoride yer alan ABD'li gıda devi Kraft'ın CEO'su Rosenfeld 5 ay süren inatlaşmanın ardından 19.5 milyar dolarlık satın alma teklifi ile İngiliz şekerleme üreticisi Cadbury'i dize getirdi. 2006'da göreve geldiğinden bu yana yabancı şirket avlamak için gözün dört açan ve son bir yıldır Cadbury'i takip eden Rosenfeld'i bundan sonra zor bir süreç bekliyor.İlk engel ise dün geldi. Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Kraft'ın kredi notunu şirketin 32 milyar dolarlık borcunu gerekçe göstererek BBB'den BBB-'ye indirdi. S&P ise Kraft'ın kredi notunu A-'de tutuyor, görünümünü ise negatif olarak belirlemiş durumda. Cadbury'nin kredi notu ise BBB. Rosenfeld bu satın almayı gerçekleştirmek için gerekli olan parayı sermaye artırımı ile sağlamak zorunda. Bu da şirket için ilave yük demek. Bu açıdan Kraft'ın İngiliz futbol takımı Manchester United'la aynı kaderi paylaşmasından korkuluyor. Şimdi Rosenfeld hem borçla yapılan bu satın alma sonrası kaybettiği kredi notunu toparlamak için çabalayacak hem de 7 bin Cadbury çalışanı üzerinde oluşan "işten çıkarılma paranoyası"nı yönetmek zorunda kalacak. Öte yandan Kraft, Cadbury'nin alınmasının ardından geçecek 3 yıl sonrasında yılda 675 milyon dolar tasarruf etmeyi planlıyor. Ayrıca her iki şirkete de birleşme sürecinde destek veren danışman şirketlere yüklü paralar ödenecek. Kraft'ın Lazard, Deutsche Bank, Citigroup ve Centerview Partners'a yaklaşık 58, Cadbury'nin de Goldman Sachs, Morgan Stanley ve UBS'e 56 milyon dolar ödemesi bekleniyor. Guardian gazetesi ise dün konuyla ilgili haberinde satış sürecinde istihdam edilen çok sayıda yatırım bankacısı, danışman, avukat ve halkla ilişkiler uzmanına toplam 400 milyon dolar ödeneceğini belirtti.Kraft'ın istihdam politikası sertŞu anda İngiltere ve İrlanda'da Cadbury için çalışan 7 bin kişi var. Her ne kadar birleşmenin iş kaybına neden olmayacağı rivayet edilse de Kraft istihdam politikalarının sertliğiyle tanınıyor. Üstelik geçmişte hem Kraft hem de diğer gıda üreticileri ne zaman İngiltere'de bir alıma gitse verilen "işten çıkarılma olmayacak" sözleri havada kaldı. 1990'ların sonunda içinde İngiliz Terry's'in de bulunduğu Avrupalı birimlerinde yeniden yapılandırmaya gitme kararı alan Kraft o dönem işten çıkarılma olmayacağı sözü vermişti. Ancak 3 yıl içinde sessiz sedasız toplam 2 bin 500 kişi işten çıkarılmış, üretim ise Doğu Avrupa'ya kaydırılmıştı. Bu Kraft'ın Avrupa'daki iş gücünün yüzde 10'una karşılık geliyordu. Sadece Kraft değil, İsviçreli çikolata ve gıda üreticisi Nestle de İngiliz çalışanlara verdiği sözü tutmamıştı. 1988'de Nestle İngiliz rakibi Rowntree'yi satın aldığında şirketin fabrikalarını kapatmayacağını söylemiş ancak fabrikalar teker teker kapatılmıştı. 20 yıl sonra şirketin iş gücü 33 bin kişiden 3 bine kadar düşürülmüştü. Son dönemde İngiliz şirketleri ise av olmaktan öteye gidemedi. ABD'li şirketler 11, Fransızlar 12, Almanlar 10, İspanyollar 5, Hintliler 3, Japonlar ise 2 İngiliz şirketini satın aldı. Yabancılara giden İngiliz şirketleri arasından Jaguar, Boot's, Orange ve Sunlife gibi ün yapmış isimler de vardı. Buna karşılık İngiliz şirketlerinin öne çıkan çok az alımı var. Petrol devi BP, Amoco ve Atlantic Richfield ile, telekom şirketi Vodafone Mannesman ve Airtouch ile, Royal Bank of Scotland da ABN Amro ile evlilik gerçekleştirdi.Düşmanca teklif için 'case study' olacakKraft-Cadbury birleşmesi ulusal korumacılık tartışmalarını da beraberinde getirdi. 2004 yılında Avrupa Birliği'ne (AB) yeni giren üyelerden gelecek ucuz göçmen işçi yüzünden işini kaybetme paranoyasına sürüklenen İngilizler, küresel kriz nedeniyle iş kayıpları ile karşı karşıya kalmıştı. Bu endişeye ülkenin marka olmuş şirketlerinden birinin bir yabancı ile birleşmesi de eklenince yeni iş kayıplarının kaçınılmaz olduğu tartışılmaya başlandı. Tartışmalar dün konuyla ilgili açıklama yapan Cadbury Başkanı Roger Carr tarafından da doğrulandı. Carr, Kraft'ın Cadbury'i satın almasının ardından iş kayıplarının "kaçınılmaz" olacağını söyledi. Kraft ise Cadbury'nin İngiltere'deki üretim birimlerini destekleme ve geliştirme sözü veriyor. İngiltere Başbakanı Gordon Brown da İngiliz çalışanlara güvence verdi ve Cadbury'deki istihdamın garanti altına alınması konusunda kararlı olduklarını söyledi. İngiliz yetkililer ise istihdama gelen darbe dışında bunun bir ulusal korumacılık sorunu olduğu yönünde yeni bir tartışma başlattı. Cadburry CEO'su Carr, Kraft'ın teklifi gelir gelmez hissedarlara "Kraft'ın şirketimizi çalmasına izin vermeyin" mesajları geçmişti. İngiltere İş Bakanı Peter Mandelson ise bu hafta önde gelen yatırımcılarla buluşup İngiliz şirketlerini istenmeyen satın alma tekliflerinden nasıl koruyabileceklerini tartışmak üzere bir toplantı düzenleyecek. Toplantıda "düşmanca teklif" örneği olarak da Kraft'ın Cadbury'yi satın alması gösterilecek. Mandelson'un yatırımcılardan cezbedici teklifçilere karşı daha güçlü bir duruş sergilemelerini talep etmesi bekleniyor.Avcı ruhlu patenci CEO
56 yaşındaki Rosenfeld avcı ruhuyla tanınıyor. Kraft'ın CEO'luğuna getirildiğinden beri uluslararası arenada zayıf rakip avına çıkan Rosenfeld, 2007'de Fransız Groupe Danone'nin bisküvi birimini 7 milyar dolara satın almıştı. CEO'luğu döneminde 30 dolar civarında seyreden şirket hisseleri 2009'un mayısında 20 dolara kadar çakılmıştı. Küresel krizin hisse değerlerinde neden olduğu sert düşüşe rağmen Rosenfeld son 5 aydır tüm enerjisini Cadbury'yi satın alma çalışmalarına vermdi. Bu arada başarısız markalarını satan ve yeni ürünlere yatırım yapmaya başlayan Rosenfeld, kriz önlemi olarak ünlü peynir markalarından birindeki girdileri azaltmak gibi maliyet kesintilerine bile gitti. Tüm bunlar ise olumlu sonu vermiş durumda. Kraft, 2009 yılı için gelirlerinde yüzde 3'lük artış bekliyor. Kraft'da 22 yıl çalıştıktan sonra 2004 yılında Frito Lay'in CEO'su olan Rosenfeld, 2 yıl sonra yeniden Kraft'a geri dönerek şirketin CEO'luğuna getirilmişti. Türkiye'dan Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı'nın 272inci sırada gösterildiği Forbes dergisinin "Dünyanın en güçlü kadınları" listesinde 6'ıncı sırada yer alan Rosenfeld'in 2008'de aldığı maaş, prim, hisse ve yan gelirler toplamı 17 milyon dolar oldu. Dow Jones sanayi endeksindeki 30 şirketin CEO'ları arasında DuPont CEO'su Ellen Kullman'dan sonra ikinci kadın CEO da olan Rosenfeld, piano çalmayı ve paten kaymayı seviyor. Pazarlama ve istatisik üzerine yüksek lisans eğitimi almış olan Rosenfeld, kariyerine de reklamcılık sektöründe başlamıştı.
ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.