SeyfettinGürsel |
ŞevketSürek |
NurDemirok |
HalitÇelikbudak |
BuminDoğrusöz |
BarçınYinanç |
NoyanDoğan |
AlexAkimoğlu |
![]() |
![]() |

Çok Okunanlar 
Dolu afeti sayesinde reklamımız arttı, tarım sigortası tanındı
24.12.2009 | Noyan Doğan | Yorum
TARSİM Genel Müdürü Bülent Bora, dolu yağan her yerde sigortalı bir üreticinin tazminat aldığını, büyük reklam olduğunu belirterek '200 haneli köyde biri sigortadan hasar aldı mı tüm köy duyuyor, tarım sigortası böyle gelişiyor' dedi.Geçenlerde Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) Genel Müdürü Bülent Bora ile sohbet ediyoruz. Tarım sigortasındaki ilginç gelişmeleri aktarıyor.Görünen o ki, ekonomik krize rağmen devlet destekli tarım sigortası bu yıl gelişmesini sürdürmüş. Bülent Bora, 2009 yılının ekonomik krizle başladığını, o nedenle de biraz tedirgin olduklarını belirterek tarım sektörünün krizden en az etkilenen sektör olduğunu, rakamların da bunu ortaya koyduğunu söylüyor.Bülent Bora'dan öğrendiğime göre bu yıl tarım sigortasında toplam 307 bin poliçeye ulaşılmış. Geçen sene ise bu rakam, 260 bin olmuş. Bu da tarım sigortasında poliçe sayısının arttığını gösteriyor.Şunu da belirteyim: 307 bin poliçe, bu kadar sayıda çiftçinin sigorta yaptırdığı anlamına da gelmiyor. Bir çiftçinin ortalama 3 poliçesi olabiliyor. O nedenle de bugün devlet destekli tarım sigortası yaptırmış çiftçi sayısı, 100 binin biraz üzerinde ki, burada da bir artış var.Ancak Bülent Bora, daha da önemlisinin sigortalanan değerdeki artış olduğunu belirtiyor.5.5 milyon dekar sigortalıYeri gelmişken küçük bir not aktarayım: Sigortalanan değer, tarımsal varlığın sigorta değeri anlamına geliyor. Bülent Bora, "Sigortaladığımız değer yüzde 30 arttı. Örneğin, meyve bahçesindeki ürünlerini sigorta ettiriyor üreticimiz. İşte o bahçedeki ürünün değerinden bahsediyoruz" diyor.İşte Bülent Bora'nın bahsettiği bu değer, geçen yıl 2.2 milyar TL'ymiş... Şimdi ise 2.9 milyar TL'ye çıkmış. Bunun Türkiye'nin tarımsal GSMH'sinin hemen hemen yüzde 4'üne tekabül ettiğini vurgulayan Bülent Bora "Bunu teyit eden başka göstergemiz daha var. Sigortaladığımız tarımsal alanda da büyümede yüzde 28'lik bir artış var. Geçen yıl 4.4 milyon dekardı, bu yıl ise 5.5 milyon dekara yükseldi" şeklinde konuşuyor.İşin en ilginç tarafı ise hayvan sigortasındaki artış. Bülent Bora, süt sığırlarında ciddi bir sigortalanma oranı olduğunu belirterek "Buradaki artış yüzde 60'lar mertebesinde. Şu anda 115 bin sigortalı ineğimiz var" diyor.Dolu afeti, artışı körüklediPeki, bu artışın nedeni ne? Bülent Bora, bu soruya çok net bir cevap veriyor ve primin yarısının devlet tarafından ödenmesinin önemli bir motivasyon unsuru olduğunu vurgulayarak şunları söylüyor:"Bu yazın sonuna doğru özellikle Türkiye'nin her yerinde yaygın dolu afeti oldu. Hemen hemen her dolu yağan yerde de bize sigorta yaptıran bir çiftçimiz vardı ve tazminatını aldı. Dolayısıyla büyük bir reklamı oldu sistemin. Biz hasar ödeme törenleri düzenledik. 200 haneli bir köyden bir kişi sigorta yaptırmış ve tazminatını alıyor... Çok mutlu ve bundan bütün köy haberdar oluyor. Dolayısıyla önümüzdeki yıl dolu sigortasında ciddi bir artış bekliyoruz."Sohbetimiz sırasında merak ettiğim konulardan biri de toplanan prim ve bu prime devletin katkısı. Aynı zamanda da ödenen hasar.90 milyon TL hasar ödendiBülent Bora, 307 bin poliçe karşılığında toplam 120 milyon prim toplandığına, bunun da 60 milyon TL'sini devletin ödediğine dikkat çekiyor. Ödenen hasar toplamı ise 90 milyon TL olmuş. Bülent Bora, bu durumu, "Üretici 60 milyon TL prim ödedi, 90 milyon TL hasar aldı diyebiliriz" şeklinde özetliyor.120 milyon üretime karşılık sadece 90 milyon TL hasar ödendiğine göre TARSİM'in kasasında hasar fazlası görülüyor. Çok iyi hatırlıyorum, geçen senelerde tam tersi bir durum söz konusuydu. Alınan prim neredeyse hasarı karşılamıyordu.2010'da 360 bin poliçeBülent Bora, bu tespitime farklı yönden yaklaşıyor ve "Don gibi afetlere karşı sigorta yapıyoruz. Önümüzdeki yıl da sel teminatı devreye girecek. Toplanan primlerin önemli bir kısmı yönetim giderlerine harcanıyor. Hasar tespit giderleri de çok yüksek. Bir dolu yağdığı zaman 3-5 bin poliçe etkileniyor. Bu da 3-5 bin poliçeye eksper görevlendiriyorsunuz demek. İşte bu tür yönetim giderleri yüksek oluyor" diyor.Sohbetimizin sonunda en çok sigorta yaptıran kesimi de Bülent Bora'ya soruyorum... Ege Bölgesi başta olmak üzere; Trakya, Akdeniz, Güneydoğu olduğunu öğreniyorum. Doğu Anadolu ise dağlık olduğu için sigortalanma oranı düşük bölge içinde yer alıyor.Bülent Bora, önümüzdeki yıl sel teminatı da sigortanın içine katıldığında 360 bin poliçeye ulaşacaklarını ve bunun da yüzde 20 artış anlamına geleceğini sözlerine ekliyor.Üretici sevinebilir; sel, artık sigorta kapsamında
Bülent Bora, 2010 yılında sel teminatının da sigorta kapsamı içine alınacağını müjdeliyor ve bu konuda şunları söylüyor: "Bakanlar kurulu da karar verirse, önümüzdeki yıldan itibaren bitkisel ürünlerde sel teminatı tüm ürünlerde kapsama alınmış olacak. Eskiden sel riskinin yol açağı hasarı tahmin edemiyorduk. Bu konuda çalışmalar yapıldı ve artık riskimizi bir ölçüde hesap edebiliyoruz. Riskin karşılığında alınması gereken primi de tespit ettik. Ancak oluşacak hasarın tamamını karşılayamayacağız. Muafiyet dediğimiz sistem gereği zararın belirli kısmını ödeyeceğiz. Tahmin ediyorum muafiyet oranımız da yüzde 20 olacak. Seli de paket sigortanın içine koyacağız. Tek başına sel teminatı alınamayacak. Bizim paketimiz içinde dolu, fırtına, hortum, heyelan, deprem ve yangın var. Şimdi buna bir de seli ilave ediyoruz. Bunun bir nedeni de primin yüksek olmamasını sağlamak. O nedenle 307 bin poliçe yenilendiğinde sel otomatik olarak girecek. Bu yüzden de sadece riskli bölgelerde prim hissedilir ölçüde olacak."
ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.