Referans Gazetesi

İLİŞKİLİ KATEGORİLER

Yukarı Aşağı

 

-->
Rss Göster

Ekonomi gündemi

Gelir İdaresi'nin geçmiş dört yılı kayıp

17.11.2009 | Neşe Karanfil | Haber

ARAÇLAR

  • Yorum Yaz yorum yaz
  • Favorilerime Ekle favorilerime ekle
  • Yazdır haberi yazdır
  • Arkadaşıma Gönder arkadaşıma gonder
  • Yazı BoyutuKüçült & Büyült
Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), IMF ile büyük pazarlıklar sonrasında 2005 yılında yeniden yapılandırılmasına rağmen tam özerklik sağlayamadı. 2005 yılındaki yapılandırmayla Maliye Bakanlığı'na bağlı kuruluş olan GİB'ye, bağlı kuruluş olarak belli bir özerklik sağlansa da kamu tüzelkişiliğine sahip olma statüsü bir türlü verilmedi.
Gelirler Kontrolörleri Derneği'nin aylık yayını "Vergi Sorunları" dergisi kasım ayında özel bir ek verdi. "Gelir İdaresi ve Vergi Denetiminin Yeniden Yapılandırılması: Dünü, Bugünü ve Yarını" başlıklı özel ek Uludağ Üniversitesi Maliye Bölümü Öğretim Üyesi Adnan Gerçek tarafından hazırlandı. Gerçek, çalışmasının sonuç bölümünde; "Gelir İdaresi'nin yeniden yapılandırılmasında çağdaş eğilimler ve ilkeler yerine belirli grupların veya statükonun korunmasını amaçlayan düzenlemelerin ülkeye bir yarar getirmeyeceğini 4 yıllık süreç açıkça göstermiştir. İdare'nin yeniden yapılandırılmasına yönelik değişiklik ve düzenlemeler yapılmasına rağmen bu süre 'kayıp yıllar' olmuştur. Geçen yıllar adeta açılan yaraların kapatılmasına harcanmıştır" dedi. Çağdaş bir Gelir İdaresi için "kişisel çıkarlar ve mevcut statükonun korunması" yerine, ülkenin geleceğinin ve toplumun çıkarlarının dikkate alınmasını isteyen Gerçek, gerekli iyileştirmelerin bir an önce yapılmasında yarar gördüğünü belirtti.
 
Ciddi ve tutarlı davranılamadı
Gelir İdaresi'nin yeniden yapılandırılmasını değerlendiren Gerçek, 2005'teki yapılandırmayla dünyadaki çağdaş modellere uygun bir yapı kurulmaya çalışıldığını, Maliye Bakanlığı'na "bağlı kuruluş" olarak belirlenerek de daha güçlü ve özerk hale getirilmeye çalışıldığını belirtti. Ancak GİB'yi yeniden yapılandıran 5345 sayılı yasanın gerekçesi ve maddelerine bakıldığında örnek alınan çağdaş eğilimlerin gereklerinin tam olarak benimsenip Gelir İdaresi'nin yapısına aktarılamadığına dikkat çeken Gerçek, yasalaşma sürecinde Gelir İdaresi'nin yeni yapısının oluşturulması konusunda ciddi ve tutarlı davranılmadığını, Maliye Bakanlığı bürokratları tarafından statükonun korunması amacı, merkezi denetim birimlerindeki meslek taassubu ve bazı siyasi müdahaleler nedeniyle öngörülen çağdaş yapıda bile değişikliklere gidilebildiğini kaydetti. Gerçek, GİB'ye "bağlı kuruluş" statüsü verilerek belli bir özerkliğin sağlandığını ancak bir kamu kuruluşunun güçlü ve özerk olmasının en önemli göstergelerinden biri olan "kamu tüzelkişiliğine sahip olma" statüsünün verilmediğine dikkat çekti.
 
3'lü kararname siyasetten uzaklaştırır

Çalışmasında GİB'nin yapısının iyileştirilmesine yönelik önerilerde de bulunan Gerçek, öncelikle İdare'nin güçlü bir yapıya kavuşturulması gerektiğini kaydetti. İdare'ye "kamu tüzelkişiliği" statüsünün verilmesi gerektiğini vurgulayan Gerçek, böylece ortaya çıkan sorunları hızlı bir şekilde çözebilme imkânına kavuşacağını kaydetti. Gelir İdaresi Başkanı olmanın özellik ve koşullarının da değiştirilmesi gerektiğinin altını çizen Gerçek, atanma şartlarının "yüksek lisans veya doktora yapmış olmak, İdare'de en az 3 yıl yönetici pozisyonunda toplam 10 yıl çalışmış olmak" gibi kriterlere bağlı olmasını isterken görev süresinin de 5 yıl olmasını önerdi. GİB üst düzey yöneticileri ile merkezi denetim elemanlarının müşterek kararnameyle atanması gerektiğini de dile getiren Gerçek, "Bu hüküm Gelir İdaresi yöneticilerinin ve merkezi denetim elemanlarının görevlerini daha objektif ve siyasetten uzak bir şekilde sürdürme imkânı sağlayacaktır" dedi. Gerçek ayrıca merkez-bölge-yerel örgütlenme biçimine geçilmesini, mükellef odaklı yapılanmaya gidilmesini, performans yönetimi anlayışının yerleştirilmesini, denetim organlarının birleştirilerek Vergi Denetim Kurulu'nun oluşturulmasını önerdi.

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.