Referans Gazetesi

İLİŞKİLİ KATEGORİLER

Yukarı Aşağı

 

-->
Rss Göster

Yorum

Petrol rezervlerinde eşiğin aşılması tehdidi küçümsenmemeli

11.08.2009 | Misafir Yazar : Will Whitehorn ve Jeremy Leggett /Financial Times | Yorum

ARAÇLAR

  • Yorum Yaz yorum yaz
  • Favorilerime Ekle favorilerime ekle
  • Yazdır haberi yazdır
  • Arkadaşıma Gönder arkadaşıma gonder
  • Yazı BoyutuKüçült & Büyült
İngiltere hükümeti geçen hafta enerji güvenliğine ilişkin bir değerlendirme yayımladı. Başbakan tarafından talep edilen bu raporda, eski enerji bakanı Malcolm Wicks "kriz olmadığını" dile getirdi.
Wicks'in bulguları, geçen yıl ekonominin bariz bir şekilde ve mevcut bir enerji güvenliği tehdidi altında olduğu sonucuna varan Petrol Rezervleri Eşik Noktası ve Enerji Güvenliği Sanayi Çalışma Komisyonu'nun bulgularıyla belirgin bir şekilde çelişiyor. Virgin, Scottish and Southern Energy, Arup, Stagecoach ve Solarcentury gibi şirketleri bünyesinde barındıran çalışma komisyonu, petrol rezervlerinin eşik noktasını aşması durumunun ticari bir risk oluşturması bakımından ciddi bir araştırmayı hak ettiğine ilişkin ortak düşüncemize dayanarak, 2007 yılında kuruldu. Bazı kesimler, meselenin düşük risk taşıdığı, ancak büyük sonuçlar doğuracağı varsayımını ileriye sürmeye başlamıştı. Ne yazık ki, bizler şu an itibariyle artık petrol rezervlerinde eşiğin aşılmasının yüksek bir risk taşıdığı ve aynı zamanda büyük sonuçlar doğuracağı görüşünü paylaşıyoruz.
Peki, hükümet bu kadar geniş bir yelpaze oluşturan şirketlerle nasıl böyle farklı bir görüşe sahip olabiliyor? Anlaşmazlığın uç noktası, sürekli bir şekilde çıkarılabilecek düzeyde petrolün günlük üretim seviyesinin ne olacağına ilişkin.
Rezervlerde zirvenin ardından, petrole bağımlı ekonomiler açısından büyük sorunlar oluşturabilecek olan bir iniş söz konusu olacak. Çalışma komisyonunun görüşüne göre, bu gelişmenin yaygın beklentilerin aksine daha yakın bir zamanda gerçekleşmesi bakımından büyük bir tehlike söz konusu. Söz konusu rapora göre: "Petrol rezervlerinde eşiğin aşılmasıyla ilgili olarak Britanya toplumuna yönelik riskler, hükümetin terörizm de dahil olmak üzere risk algılamasına göre çok daha yüksek."
 
Üretimde düşüş bandı
Korkumuz, küresel petrol sanayinin petrol rezervlerine ilişkin abartılı tahminleri, arama ve üretime ilişkin yetersiz yatırımlardan kaynaklanıyor. Bir kez üretimde düşüş başladı mı, bunun farkına varılmasıyla birlikte, bir başka önde gelen sektörün varlık değerlendirmelerini sistemli bir şekilde yanlış yaptığının ortaya çıkması dünyayı sarsacak. Burada asıl tehlike, petrol üreticisi ülkelerin dışsatımlarını kesecek olması. Bu noktada, bazı enerji tüketicisi ülkelerde enerji krizi, enerji kıtlığına dönüşecektir.
Çalışma komisyonu bu kasım ayında, diğer konuların yanı sıra, geçen kasım ayında büyük bir olasılıkla 2013 yılında gerçekleşeceği sonucuna vardığımız eşiğin aşılmasıyla birlikte petrol üretiminde söz konusu olacak olan resesyonun etkilerini araştıracağı ikinci bir rapor daha hazırlayacak. Eldeki göstergelere göre, günümüzde yaşanan resesyon eşiğin aşılma tarihini daha ileri bir tarihe erteledi, ancak söz konusu yeni tarihten sonraki düşüşün daha da keskinleşmesine yol açacak. Petrol sanayindeki birçok lider, üst düzey kamu yetkililerin çoğunun paylaştığı bir görüş olan, eşiğin aşılma tarihini gelecek on yılın oldukça ilerisinde görüyor.
Wicks'in değerlendirme raporu, eşiğin aşılmasına sadece bir yerde değiniyor. İlgili bölüm şu sonuca varıyor: "Eşiğin beklenenden daha yakın zamanda olacağını savunanlar arasında çok az sayıdaki kişi, petrol aramalarında fiyatların uyarıcı etkisi, yatırımlar, teknolojik gelişmeler ve tüketici davranışlarındaki değişimler gibi olguları dikkate alıyor."
Oysa çalışma komisyonunun raporu bu olguların hiçbirini göz ardı etmiş değil. Fiyatlar aramalar üzerinde uyarıcı bir etki yaratmaktadır, ancak bizim iddiamıza göre yeterli ölçüde değil. Biz, petrol keşifleriyle kapasitenin piyasaya açılması arasındaki süreyi tartışıyoruz. Yatırımları tartışarak, fiyatların yüksek olduğu dönemlerde dahi tehlikeli boyutlarda kısıntıların söz konusu olduğu sonucuna varıyoruz. Petrol keşiflerinin değerini yükselten teknolojik gelişmeleri tartışıyor ve bunun sadece tüketim oranlarını yavaşlatma eğilimine yol açtığını ileri sürüyoruz. Tüketici davranışlarındaki değişimleri tartışıyoruz ve özellikle Hindistan ve Çin'de olmak üzere, bunun küresel talebin tedarik oranında daralmasında yeterli olmayacağı konusunda endişe taşıyoruz.
Petrol sanayinin kendi varlıklarının tüketimi karşısında toplumsal bir sessizlikle bürünmesi nedeniyle endişeliyiz. Haklı olduğumuz takdirde, korkunç bir enerji darlığı bizi bekliyor ve buna karşı şimdiden harekete geçmeliyiz.
Çalışma komisyonumuz, birinde Wicks'in de şahsen katıldığı, Enerji ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilileriyle iki toplantı gerçekleştirdi. Buna rağmen Wicks'in değerlendirmesi bizim vardığımız sonuçları göz ardı etmekle kalmıyor, mevcudiyetimizi de göz ardı ediyor.

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.