Referans Gazetesi

İLİŞKİLİ KATEGORİLER

Yukarı Aşağı

 

-->

Türkiye nanoteknolojide elini çabuk tutmalı

23.12.2008 | Haber Merkezi | Haber
Türkiye nanoteknolojide elini çabuk tutmalı

ARAÇLAR

  • Yorum Yaz yorum yaz
  • Favorilerime Ekle favorilerime ekle
  • Yazdır haberi yazdır
  • Arkadaşıma Gönder arkadaşıma gonder
  • Yazı BoyutuKüçült & Büyült
Eski Northeastern Üniversitesi Ulusal Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Steven Director, 2015'te dünya nanoteknoloji pazarının 1 trilyon dolara ulaşacağını belirterek "Türkiye'nin bu alanda elini çabuk tutması gerekiyor. Tıpkı ABD'nin yaptığı gibi, ulusal çapta laboratuvarlar açarak üniversitelerin araştırmalar için buralardan faydalanmasını sağlaması gerekiyor" dedi. 
Director, Ulusal İnovasyon Girişimi (UİG) ile Türk Amerikan Bilim İnsanları ve Akademisyenleri Derneği (TASSA) tarafından dün düzenlenen "Nanoteknolojik Ürüne Dönüştürülebilir Araştırma ve Ticarileştirme Konferansı"nda yaptığı konuşmada, nanoteknolojinin spordan tekstile, otomotivden gıdaya çok sayıda kullanım alanı bulunduğuna dikkat çekti. Director, nanoteknoloji pazarının 2015'te 1 trilyon dolara ulaşacağını, dünya ülkelerinin bu pazardan pay almak için çalışmalara başladığını kaydetti. ABD'de nanoteknoloji alanında üniversite ve sanayi arasındaki işbirliğinin araştırma merkezleri kurularak sağlandığını anlatan Director, Türkiye'de de aynı yöntemin izlenebileceğini, ulusal çapta laboratuvarlar açarak üniversitelerin araştırmalar için buralardan faydalanmasını sağlayabileceğini kaydetti. Director, "ABD'de Intel, HP gibi şirketlerin kurduğu Yarı İletken Araştırma Kurumu sayesinde üniversitelerin araştırmalarına fon sağlandı. Zamanla üniversiteler de endüstriye teknoloji transferi için işbirliği eğitim programları geliştirdi, öğrencilere sanayide staj imkânı sağladı. Şirketler de ücret karşılığı üniversitelerden teknoloji transfer etmeye başladı" diye konuştu. 
 
Finansman kaynakları oluşturulmalı
Konferansa katılan Sabancı Holding CEO'su Ahmet Dördüncü ise "Yüksek teknolojinin getireceği inovasyonlar, içinde bulunduğumuz olağanüstü hallerde şirketlerin ayakta kalması, böyle zor zamanları göreceli olarak daha kolayca geçirmeleri açısından büyük önem arz ediyor" dedi. Dünyada teknoloji alanındaki gelişmelerin baş döndürücü bir hızla gerçekleştiğini ifade eden Dördüncü, birçok ekonomistin "yeni bir sanayi ve bilgi devrimi" olarak 21. yüzyıla damgasını vuracağına inandığı nanoteknolojinin herkesin ilgisini çektiğini de söyledi. Sabancı Topluluğu olarak nanoteknoloji alanında bazı üretim şirketlerinde önemli Ar-Ge çalışmaları yaptıklarını anlatan Dördüncü, devletin bu konuda verdiği teşviklerden yararlandıklarını da ifade etti. Dördüncü, nanoteknolojinin Türkiye'ye bir katma değer sağlayabilmesi için gerekli altyapının kurulması gerektiğine dikkat çekerek yapılması gerekenleri şöyle özetledi: "Finansman kaynaklarının oluşturulması, araştırmaları yönetecek bilim adamlarının yetiştirilmesi, gerekli işbirliği mekanizmalarının kurulması, toplumun tüm katmanlarında bilincin artırılması ve tüm bu sürecin etkin bir şekilde çalışmasını ve desteklenmesini sağlayacak kuruluş ve yasaların ortaya çıkarılması gerekiyor."

Eczacıbaşı Topluluğu CEO'su ve UİG Eşbaşkanı Erdal Karamercan ise ABD'deki Northwestern Üniversitesi'nde dünyanın önde gelen bir nanobilim araştırma merkezi bulunduğunu ve bu merkeze 350 milyon dolar kaynak sağlandığını söyledi. Bu hikâyeden Türkiye için çıkarılacak dersler olduğunu vurgulayan Karamercan, "Bu hikâyede hep konuştuğumuz ama gerçekleştirmekte zorlandığımız kavramlar var. Ama bu kavramların her biri tek tek ülkemizde var. Üniversite, işbirliği, kümelenme, girişimcilik, patent ve ticarileştirme, finansman, yaratılan değer, bilim ve sonuçta da gelişmişlik var. Neden ülkemizde olmasın? 'I have a dream' cümlesiyle başlayan süreç, bugün bizi Barack Obama'ya getirmedi mi?" diye konuştu.

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.