Referans Gazetesi

İLİŞKİLİ KATEGORİLER

Yukarı Aşağı

 

-->
Murat Yurddaş
Yazara Mail Gönderin
Rss Göster

Murat Yurddaş

Rus tanklarına karşı BBC mikrofonu

23.08.2008 | Murat Yurddaş | Yorum

ARAÇLAR

  • Yorum Yaz yorum yaz
  • Favorilerime Ekle favorilerime ekle
  • Yazdır haberi yazdır
  • Arkadaşıma Gönder arkadaşıma gonder
  • Yazı BoyutuKüçült & Büyült
Gürcistan'ın Güney Osetya'yı bir gece (ama ansızın değil) işgal etmesi ile başlayan süreçte müthiş enteresan bir iletişim vakası ile karşı karşıyayız.
Milliyetçiliğin dışında geçer bir siyasi motifin sözkonusu olmadığı bir coğrafyada, bu işgalin ve ardından yaşananların getirdikleri (ve götürdükleri) üç haftadır Avrupa'nın dört bir tarafında azalan bir şekilde ele alınıyor. Konu çoktan International Herald Tribune'un ön sayfasından da düştü yanılmıyorsam. Daha bir ay öncesine kadar, hemen hiç kimsenin öngöremediği bu kanlı sürecin medya yıldızı ise tartışmasız bir şekilde Gürcistan Devlet Başkanı Saakaşvili. Siyasi ihtirasına yenik düşen genç lider, Rus generallere karşı kazanması mümkün olmayan savaşı(nı) çok kısa sürede ve net bir şekilde kaybetti.
Öte yandan, karşılıklı işgalin başından itibaren ortaya çıkan medya savaşında Saakaşvili son anlara kadar hep Rusların önünde yer aldı. Akıcı New York aksanı ve kameralarla barışık olmak, Brüksel'li iletişim danışmanlarının sözünü dinleme ile birleşince, Rus tankları karşısında kaybedilenler kameralar karşısında bir derece olsun kazanılmaya başlandı. Her ne kadar medya-ile-dost olmak, başta hayatını kaybeden binlerce Gürcü olmak üzere, ülke için kaybedilenleri geri getirmese de, işgalci Gürcistan Batı kamuoylarındaki algı savaşında epey cephe kazanmış durumda.
 
Gürcüler iletişim uzmanı
Özellikle savaşın ilk haftasında Saakaşvili ile yapılan neredeyse yüzlerce canlı yayın röportajına baktığımızda, bir Devlet Başkanı'nın böyle kritik bir dönemdeki asıl işinin ne olduğu konusunda şüpheye düşmemek elde değil: Larry King'den, BBC World'e, Amerikan TV ağlarının akşam haberlerine yapılan canlı yayın bağlantılardan, İspanyol televizyonlarına kadar Batı kamuoyundan neredeyse isteyen her gazeteci ile kurulan "up-link"ler, Gürcüler açısından daha önce benzeri görülmemiş bir iletişim profesyonelliğine işaret ediyor.
Kafkaslardaki bu iletişim savaşının perde arkasına baktığımızda ise, müşterileri için sütun santim ve "prime time"da saniye kavgası veren "PR" Ajanslarının kendi cephelerindeki savaşını görmek mümkün. Saakaşvili'nin geçen yılın kasım ayında anlaştığı Brüksel'li Aspect Consulting'e verilen 500.000 euro, başlangıçta epey uzaktaki NATO ve Avrupa Birliği üyeliklerine dayanarak Gürcistan'ı Batı ile entegre olmaya hazır, genç bir ülke olarak gösterme operasyonu idi. Savaş ile birlikte yaşananlar ise, bu uzun soluklu iletişim kampanyasının vitesini bir anda büyütmek için müthiş bir fırsatı da beraberinde getirdi.
SSCB sonrasında bir başka ülkeye yapılan "ilk Rus işgali", "PR"cılar açısından, Gürcsitan'ın hedeflediği algı için karşılaşılabilecek belki de en iyi şeydi. Bu topu iyi gören iletişim profesyonelleri de, Batı medyasını savaşın ilk gününden itibaren (tam yerinde bir deyim ile) müthiş bir bombardımana tuttular. Her gün en az dört kez gönderilen haber paketleri, sürekli akan e-posta'lar, Gürcü Hükümeti'nden hemen hemen herkesin cep telefon numaraları dahil tüm iletişim bilgilerinin medya ile paylaşımı, TV haber bültenlerinde arkadaki görüntülerde kullanılmak üzere hazırlanan görsel hikayeler, Saakaşvili'den başlayarak onlarca yetkili ile tele konferans yapma seçenekleri vs. Bunlara bir de, çelik yelek ile ateş altında koşarken çekilen Saakaşvili görüntüleri, dağınık saçla yapılan basın toplantısını ve yakın korumaların Başkan'ın üzerine kapanmasının görüntülerini ekleyelim... Mükemmel resim tamamlanıyor. Bütün bunlara bakarak, Mişa'nın Brüksel'deki "PR"cılarının, hedefi tam da 12'den vurduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Üç haftanın sonunda Batı kamuoyundaki algı, en basit hali ile şudur: Emperyal isteklerinden vazgeçmemiş kötü dev Rusya'ya karşı, küçük, mağdur ve Batılı demokrasi yanlısı Gürcistan. Gürcistan için bu kadar kısa sürede, daha iyi bir imaj olabilir miydi bilemiyorum.
 
Ruslar geride kaldı
Yaklaşık iki yıldır Kremlin'e hizmet veren bir başka Brüksel'li PR Ajansı ise Gplus. Gplus ise rakibine oranla, Rus siyasetçileri Batı medyası ile buluşturma konusunda, bu üç hafta içerisinde bir türlü "karşı taraf" kadar aktif olamadı. Muhtemelen "müşteri"nin ağır hareket etmesinden ve böyle bir durumda pek de söz dinlemeye alışık olmamasından, Rusların iletişim danışmanları bu krizde pek bir varlık gösteremedi. Saakaşvili'nin medya yıldızlığına önce sinirlenen (Kurt diplomat Sergey Lavrov'un ilk demeçlerini hatırlayalım) ardından da "biraz geç de olsa uyanan" Rus propoganda makinesi, durumu fark eder etmez harekete geçti ve son haftada karşımıza "hack"lenen Gürcü Dışişleri Bakanlığı web siteleri, "gravat kemiren Devlet Başkanı" görüntüleri çıkmaya başladı. Oysa bütün bu yaşananlar akıllıca yönetilse, bu savaş, sözleri generaller tarafından düzeltilmek durumunda kalan çiçeği burnunda Medvedev'in kendisini Batı kamuoyuna anlatması için müthiş fırsat olabilirdi.
 
...
Kendisine, birinci günden beri yeni bir cephe olarak medyayı da seçen (belki de "açan" demek daha doğru olur) Saakaşvili, Gori sokaklarında Ruslardan geri alamadıklarını CBS akşam haberlerinde, Bloomberg TV bültenlerinde veya Wall Street Journal'a yazdığı makalede kazanmış görünüyor. "Tiflis'ten bildiren" Gürcistan Devlet Başkanı'nın bu iletişim hamlesinden, eminim Türkiyeli politikacıların öğreneceği çok şeyler vardır.

ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.