EyüpCan |
CevdetAşkın |
ServetYıldırım |
GökçeAytulu |
GüvenSak |
VeysiSeviğ |
NurDemirok |
BülentÜnal |
MügeAkgün |
ŞenayAydemir |
CemÇetin |
AlexAkimoğlu |
![]() |
![]() |

Çok Okunanlar 
Önyagıları kırmak için Paris'te kurduğu SİMİT, 'peynir' arıyor
07.08.2008 | Müge Akgün | Haber
Türkiye ile Fransa'nın birbirlerine karşı olan önyargılarını kırmak üzere SİMİT adıyla bir dernek kuran Banu Dicle, faaliyetlerin sürdürülmesi için 80 bin euroluk bir kaynağa ihtiyaç duyuyor.Tanzimat'tan bu yana Türkiye'nin kültür sanat alanında etkisinde kaldığı ülkelerin başında Fransa gelir. Paris bir zamanlar edebiyat ve "sanat dünyasının Mekkesi" sayılırdı. Sanat, siyaset, bilim dünyasının ünlü isimleri Fransız ekolünden gelirdi. Ama Fransızların Türkiye bilgileri çoğu zaman oryantalist bir bakış açısıyla ve güneş-deniz-kum üçgeniyle sınırlı. Özellikle de günümüz Türkiyesi'ni sanatıyla kültürüyle tanıdıklarını söylemek zor. Bunu Fransa'da yaşayanlar daha çok hissediyor.20 yılı aşkın süredir yurtdışında yaşayan bu sürenin büyük bir kısmını da Paris'te geçiren Banu Dicle, böyle bir ihtiyaçtan yola çıkarak geçen yıl "SİMİT" isimli bir dernek kurmuş. Derneğin amacı Paris'te Türk kültür ve sanatındaki değişimleri tanıtmak ve Türkiye ve Fransa arasındaki kültürel etkileşimi geliştirmek.Banu Dicle, Galatasaray Lisesi'ni bitirdikten sonra ABD'de elektrik mühendisliği eğitimi almış. Bir süre İstanbul'da çalıştıktan sonra evlenip eşiyle birlikte İsviçre'ye gitmiş. Kanada, Almanya, Fransa derken, Cenevre'ye dönmüşler. Dicle, çeşitli nedenlerle çalışamamış ama yaşamını sanat kursları ve resimle zenginleştirmiş.Kayınpederi Hamdi Dicle'nin Paris'te bir sergisini açtıklarında aldıkları tepkiden sanatın insanların durup dinleyeceği, izleyeceği tek alan olduğunu görüp bir dernek kurmaya karar vermiş.Amacı köprü kurmakBanu Dicle SİMİT'in sanat ve kültürel etkinlikleri destekleyerek iki ülkenin sanatçıları, kurumları ve kültürü arasında bir köprü kurmaya çalışacağını söylüyor. Festivaller, konserler, performanslar, sergiler, konferanslar, burslar, yayınlar, filmler televizyon programları da kullanmayı düşündükleri mecralar."Bizim olduğu kadar Fransızların da bizim hakkımızda ön yargıları var" diyen Dicle, bu gibi ön yargıları kırmak için sanatsal çerçevedeki etkileşimin önemine inanıyor. Dicle, "Bir çok insanın Türkiye ile ilgisi hâlâ halı, hamam tası boyutunda. Yıllarca bana sorulan bunlar oldu. Resim, heykel, müzik, tasarım, edebiyat, film alanında Türkiye'deki gelişmelerin olan bitenin çok kısıtlı bir çevre farkında" diyor.Dicle, derneğin sunduğu imkanları nasıl artıracağını, projelerini gerçekleştirmeleri için bir yere ihtiyaçları olduğunu düşünürken bir arkadaşının vasıtasıyla "Cite Internationale des Arts"la bağlantı kurar."Cite Internationale des Arts", profesyonel sanatçılara Paris'te yaşama ve çalışma olanağı veren bir vakıf. Kurucuları arasında Fransız Dışişleri, Kültür Bakanlığı ve Paris Belediyesi başta olmak üzere, sanat okulları üniversiteler gibi çeşitli kurum ve kuruluşlar var. 1957'den beri hizmet veren merkezde 2 ay ila 1 yıl arası konaklanabiliyor. Bugüne dek dünyanın dört bir tarafından 15 bin sanatçıyı konuk etmişler.Uluslararası Sanat Sitesi sanat dünyasının kalbinin attığı Marais bölgesinde yer alıyor. 18 Rue de l'Hotel du Vill'de 20-40 metrekare arasında değişen odaların yanı sıra ortak kullanıma açık sergi alanları, atölyeler, konser salonları, prova odaları var."Cite Internationale des Arts"a Fransa'dan aldığı bursla gidip kalan, sergi açan bir çok Türk sanatçı var. Ama Türkiye'ye ait bir yer olursa önümüzdeki 20 yıl içinde her alanda çok daha fazla sanatçı gitme imkanına kavuşacak.SİMİT'e 'peynir' lazımBanu Dicle, merkezin başındakilerle gidip konuştuğunda çok bekleme sırası olmasına rağmen Türkiye'yi temsilen SİMİT'e öncelik vermeyi kabul etmişler. Ama stüdyolar kurumlar ya da ülkelere 20 yıllığına 80 bin euroya kiraya veriliyor. Aylık 400 euro da bir gideri var. Dicle, bu parayı bulabilirse 60 metre karelik bir oda 20 yıllığına Türk sanatçıların kullanımında olacak. Sanatçılar kendileri karşılayamazsa yeme, içme ve ulaşım gibi ihtiyaçlar için ayda 800 euro daha gerekiyor. Dicle, bu günlerde sponsorluk arayışı içinde. Kültür Bakanlığı, büyük gruplar ve bankalardan destek bekliyor.Dicle, "SİMİT'in bu projeden bir beklentisi var mı ?" sorumu ise "Bu proje gerçekleşirse gelen sanatçılardan orada ürettikleri bir eseri vermelerini isteyeceğiz. SİMİT'in 20 yılı özetleyen bir koleksiyonu alacak. Bu koleksiyon sergilenecek. Kitap olarak basılacak. Eğer bir konserse yapılan geliri SİMİT'e kalacak" diyerek cevaplıyor. Bu ay içinde kısacası SİMİT'in peynir bulması gerekiyor. Ama bu proje olmazsa da çeşitli etkinliklerle SİMİT yoluna devam edecek.SANATIN DİLİYLE KONUŞACAKLARGeçen günlerde SİMİT'in organizasyonuyla Fransız bir sanatçı İstanbul'a gelmiş. Bir Türk ressamın evine ve atölyesine konuk olan sanatçı aynı atölyeyi kullanarak yapıtlarını üretecekler. İkisi de birbirlerinin dilini bilmiyor ve yaratıcılığın dışında anlaşabilecekleri bir üçüncü dilleri de yok.Birinin başladığı bir çalışmaya diğeri katkıda bulunacak. Farklılıklar ve benzerliklerin neler olacağını aralarında çatışma çıkıp çıkmayacağını şimdilik iki sanatçı da bilmiyor.Banu Dicle, biri evini hayatında hiç görmediği birine açtı, diğeri hediyelerle yapıtlarından örneklerle, yaptığı reçellerle eli kolu dolu geldi. Hediye ve yolculuk yapıtların teması olabilir diyor.
ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Referans Gazetesi veya referansgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.